Haber Yazar Genel Ekonomi yönetiminde yeni dönem beklentisi

Ekonomi yönetiminde yeni dönem beklentisi

İnanç Sözer, Türkiye’nin para politikasında kurun tek yönlü hareket ettiği algısının fiyatlama davranışlarını bozduğunu belirterek, piyasaya çift yönlü esneklik mesajı verilmesi gerektiğini savundu.

Ekonomi yönetiminde yeni dönem beklentisi
Okunma Süresi: 2 dk

Dr. İnanç Sözer, Türkiye’nin para politikasında kurun tek yönlü hareket ettiği algısının fiyatlama davranışlarını bozduğunu belirterek, piyasaya çift yönlü esneklik mesajı verilmesi gerektiğini savundu.

Türkiye ekonomisinde enflasyonla mücadele süreci ve para politikası adımları iş dünyasının yakın takibinde olmaya devam ediyor. EMCAP Advisory Yönetici Ortağı Dr. İnanç Sözer, mevcut sıkılaştırma politikalarının sürdürülmesi gerektiğini vurgularken, fiyatlama alışkanlıklarının düzelmesi için kur yönetimine dair stratejik bir değişikliğe ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.

Sözer, 2023 yılından bu yana uygulanan para politikalarında kurun sürekli yukarı yönlü bir seyir izlediği beklentisinin piyasalarda yerleştiğini öne sürdü. "Kurun gerektiğinde aşağı yönlü hareket edebileceğinin gösterilmesi, enflasyonla mücadelede fiyatlama davranışlarını normalleştirmek adına kritik bir adım olabilir" diyen Sözer, bu güven ortamının oluşması halinde ekonomik kararların rasyonelleşeceğini belirtti.

Yerli yatırımcının rolü kritik

Ekonomideki döviz talebinin sadece yabancı yatırımcı hareketleriyle açıklanamayacağını belirten Sözer, asıl belirleyicinin yerli tasarruf sahipleri olduğunu dile getirdi. Türkiye'de yaklaşık 400 milyar dolarlık geniş bir tasarruf havuzu bulunduğuna dikkat çeken uzman, "Carry trade operasyonlarını sadece Londra merkezli fonlar yapmıyor; asıl büyük hareket, parasını korumaya çalışan yerli tasarruf sahiplerinden geliyor. Kur üzerinde baskı oluştuğunda ilk reaksiyonu veren bu kesimin beklentilerini yönetmek, dış yatırımcıyı takip etmekten daha elzemdir" değerlendirmesinde bulundu.

Yapısal değişim ve toplumsal yansımalar

Sözer, Türkiye'nin son yıllarda yaşadığı ekonomik dönüşümün gelir dağılımında derinleşen bir eşitsizliği beraberinde getirdiğini de sözlerine ekledi. 2020 öncesi ve sonrası olarak ayrıştırdığı dönemde, tasarruf sahibi kişi sayısının 12 milyona yaklaştığını ancak yoksul nüfusun da 35 milyona ulaştığını öne süren Sözer, sosyal yardımlar hariç tutulduğunda Türkiye'nin tarihsel olarak zorlu bir dönemden geçtiğini ifade etti.

Mevcut ekonomik programın hedeflerine ulaşması için önünde uzun bir yol olduğunu savunan Sözer, "Şu an uygulanan reçete, yapılması gerekenlerin ancak üçte biri seviyesindedir. Enflasyonun düşürülmesi ve sağlıklı bir ekonomik yapıya dönüş için sıkı para politikasının en az altı ay daha kararlılıkla devam ettirilmesi gerekiyor" diyerek sözlerini noktaladı.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız