ABD Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard, veda ederken Covid-19 kökenlerine dair kritik belgeleri paylaştı. Kayıtlarda, Dr. Anthony Fauci'nin Vuhan'daki çalışmalara sağlanan fonlardaki rolüne ve Kongre'deki beyanlarına dair çarpıcı iddialar yer alıyor.
Ulusal İstihbarat Direktörlüğü Ofisi tarafından servis edilen dökümanlar, pandemi sürecinin perde arkasına dair yeni tartışmaları beraberinde getirdi. Belgeler, geçmişte Beyaz Saray’ın sağlık danışmanlığını üstlenen Dr. Anthony Fauci’nin, Çin’deki Vuhan Viroloji Enstitüsü’nde yürütülen araştırmalarla olan bağlantısını mercek altına alıyor.
Finansman ve istihbarat çelişkisi
Yayımlanan dosyalara göre, Fauci’nin yönetimindeki Ulusal Alerji ve Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü'nün, EcoHealth Alliance aracılığıyla Vuhan’daki yarasa koronavirüsü projelerine milyonlarca dolarlık kaynak aktardığı öne sürülüyor. Söz konusu çalışmaların tehlikeli işlev kazandırma kategorisinde değerlendirildiği bilgisi de belgelerde dikkat çeken bir diğer unsur oldu.
ODNI, bu bulguların Fauci’nin 2024 yılında Temsilciler Meclisi’nde verdiği yeminli ifadeyle taban tabana zıtlık taşıdığını savundu. İddiaya göre Fauci, pandemi döneminde istihbarat birimleriyle temas kurmadığını belirtmişti; ancak yeni paylaşılan yazışmalar, kendisinin süreçte aktif bir istişare rolü üstlendiğini ve laboratuvar sızıntısı ihtimalini dışlayan bir tutum izlediğini gösteriyor.
Araştırma süreçlerine baskı iddiası
Dosyalarda sadece finansman süreçleri değil, kurum içindeki görüş ayrılıkları da yer alıyor. Bazı istihbarat personelinin, laboratuvar kazası olasılığını dile getirdikleri için kariyerlerinin sekteye uğratıldığı ve baskı altında tutuldukları iddia edildi. Ayrıca, 2018 yılında gündeme gelen ve virüslerin insan hücrelerine uyumunu artırmayı hedefleyen DEFUSE projesine ilişkin teknik detaylar da yeniden gün yüzüne çıkarıldı.
Daha önceki açıklamalarında laboratuvar sızıntısı ve fonlama iddialarını reddeden Fauci, bu suçlamaların gerçek dışı olduğunu ifade etmişti. ABD istihbarat camiası ise Covid-19'un kaynağı konusunda henüz kesin ve ortak bir kanaate varmış değil; farklı kurumlar doğal bulaşma ile laboratuvar kazası teorileri arasında bölünmüş durumda. Küresel ölçekte milyonlarca insanın yaşamını yitirmesine neden olan pandemiye dair bu yeni dökümanların, önümüzdeki günlerde siyasi ve bilimsel tartışmaları daha da derinleştirmesi bekleniyor.