Haber Yazar Genel Karadeniz kıyısındaki mega yapılar için sismik risk uyarısı

Karadeniz kıyısındaki mega yapılar için sismik risk uyarısı

Türkiye’nin güncellenen diri fay haritası, ülke genelindeki sismik hareketliliğin boyutlarını bir kez daha tartışmaya açtı. Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü (MTA) tarafından 13 yıllık aranın ardından yenilenen verilerde, kayıtlı fay hattı sayısının 485’ten 700’e çıkması dikkat çekti.

Karadeniz kıyısındaki mega yapılar için sismik risk uyarısı
Okunma Süresi: 2 dk

Uzmanlar Doğu Karadeniz bölgesindeki kritik altyapı projelerinin deniz dolguları üzerine inşa edilmesinin büyük bir güvenlik açığı oluşturduğunu ve deniz tabanındaki aktif fayların projelerde göz ardı edildiğini öne sürüyor.

Türkiye’nin güncellenen diri fay haritası, ülke genelindeki sismik hareketliliğin boyutlarını bir kez daha tartışmaya açtı. Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü (MTA) tarafından 13 yıllık aranın ardından yenilenen verilerde, kayıtlı fay hattı sayısının 485’ten 700’e çıkması dikkat çekti. Bu gelişmenin ardından gözler, özellikle deniz dolgusu üzerine kurulan stratejik tesislere çevrildi.

Deniz dolgularında zemin güvenliği sorunu

Jeoloji uzmanları, bölgedeki havalimanı, hastane ve stadyum gibi kritik öneme sahip yapıların deniz dolguları üzerinde yükselmesinin ciddi bir risk teşkil ettiğini belirtiyor. Prof. Dr. Osman Bektaş, söz konusu zeminlerin suya doygun ve gevşek yapıda olması nedeniyle olası bir depremde sarsıntıyı sönümlemek yerine katlayarak büyütebileceğine işaret etti. Uzmana göre, bu tür zeminlerde yaşanabilecek sıvılaşma riski, yapı güvenliğini doğrudan tehdit ediyor.

Mühendislik projelerinde fay hattı eksikliği

Bölgedeki mühendislik çalışmalarında deniz altındaki sismik gerçeklerin yeterince dikkate alınmadığı iddia ediliyor. Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO) tarafından koordinatları belirlenen Ordu, Trabzon ve Rize açıklarındaki aktif fayların, mevcut haritalarda yer almaması nedeniyle projelerin bu hatlara göre tasarlanmadığı ifade ediliyor. Uzmanlar, bu durumun kıyıdaki yapıların sismik bir kırılma anında doğrudan etki altında kalmasına neden olabileceği görüşünde.

Verilerin ortak akılla işlenmesi çağrısı

Bektaş, çözüm olarak TPAO’nun elindeki stratejik deniz sismik verilerinin, kamu güvenliği odaklı bir yaklaşımla MTA ve akademik kurumlarca incelenmesi gerektiğini savunuyor. Deniz altındaki fay hatlarının netleşmeden sürdürülen mühendislik faaliyetlerinin, tabiri caizse kör uçuşuna benzetildiği değerlendirmelerde, verilerin güncellenmesinin hayati önem taşıdığı vurgulanıyor.

Kıyı yapılarına yönelik bu sismik endişeler, bölgedeki kamu yatırımlarının planlama süreçlerinin gözden geçirilmesi gerektiği yönündeki akademik çağrıları da beraberinde getiriyor. Uzmanlar, veriye dayalı bir yapılaşma sürecinin, gelecekteki olası felaketlerin önüne geçmek adına atılması gereken en temel adım olduğunu belirtiyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız