Resmi sonuçların henüz netleşmediği Kolombiya başkanlık seçimlerinde, sol aday Iván Cepeda’nın kampı 33 bin sandığa itiraz etmeye hazırlanırken, rakibi Abelardo de la Espriella’nın "sosyal yangın" uyarısı ülkede gerilimi tırmandırdı.
Kolombiya’da 21 Haziran’da gerçekleştirilen başkanlık seçimi ikinci turu, sandıkların kapanmasının ardından derin bir siyasi belirsizliğe sahne oluyor. Ön verilere göre, aşırı sağ çizgideki avukat Abelardo de la Espriella, rakibi Iván Cepeda’nın yaklaşık 250 bin oy önünde yer alıyor. Ancak yüzde 1’den daha az bir farkla önde olan De la Espriella’nın zafer ilanı, sol bloğun yoğun itirazları ve sokaklara yansıyan huzursuzlukla gölgelenmiş durumda.
Seçim sürecinin yasal işleyişine güven duymadıklarını belirten “Tarihsel Blok” temsilcileri, 33 bin sandıkta usulsüzlük şüphesiyle 57 binden fazla şikâyet dilekçesi hazırladıklarını duyurdu. Bogotá ve Cali gibi büyük şehirlerde destekçilerine sükunet çağrısında bulunan Cepeda, resmi kesin sonuçlar (escrutinio) açıklanana kadar hukuki süreci takip edeceklerini vurguladı.
Hukuki süreç ve toplumsal güvenlik endişesi
Seçim gözlemcileri, ön sayım sonuçlarının sadece bilgilendirme amaçlı olduğunu, nihai hukuki sonucun Ulusal Seçim Konseyi tarafından yapılacak detaylı incelemeyle belirleneceğini hatırlatıyor. "Transparencia Electoral" gibi bağımsız gözlem inisiyatifleri, genel olarak sürecin düzenli ilerlediğini ifade etse de; oy satın alma iddiaları ve bazı bölgelerdeki yerel seçim suçları raporlara yansımış durumda. Uzmanlar, somut kanıtlara dayanmayan usulsüzlük söylemlerinin toplumsal barışı zedeleyebileceği uyarısında bulunuyor.
Kutuplaşmanın siyasi ve sosyal boyutları
Seçim sonrası sokaklardaki gerilim, ülkenin iki zıt kutba bölündüğünü gözler önüne seriyor. Bir yanda De la Espriella’nın "demir yumruk" politikalarını, mega cezaevi projelerini ve suç örgütlerine karşı daha sert bir tutum takınma vaadini destekleyen sağ seçmen bulunuyor. Diğer yanda ise Cepeda’nın temsil ettiği, insan haklarına ve Petro döneminin barış stratejilerine sadık kalınmasını isteyen geniş bir kitle yer alıyor.
De la Espriella, kutlama konuşmasında rakibine sonuçları kabullenme çağrısı yaparken, "sosyal yangın" ifadesi muhalefet kanadında bir tehdit olarak algılandı. Analistler, bu söylemin demokratik bir uzlaşıdan ziyade, kırılgan bir zaferin üzerini örtme çabası olduğu görüşünde birleşiyor.
Barış süreci ve gelecek belirsizliği
Seçim sonuçlarının Latin Amerika genelindeki sağa kayış trendinin bir parçası olduğunu belirten gözlemciler, yeni hükümetin barış süreçlerini rafa kaldırmasının kırsal bölgelerde yeniden şiddeti tetikleyebileceğinden endişeli. Özellikle kadın hakları, LGBTİ+ hakları ve ifade özgürlüğü gibi alanlarda geri adım atılacağına dair kaygılar, sivil toplum kuruluşları tarafından dile getiriliyor.
Önümüzdeki günlerde asıl mücadelenin sandık başlarından ziyade seçim kurullarında verilecek tutanak savaşlarıyla şekillenmesi bekleniyor. Kolombiya halkı, ülkenin güvenlik ve barış vizyonunu belirleyecek olan kesin sonuçları beklerken, siyasi iklimin kırılganlığı dikkat çekiyor.