Telefon ekranında bildirim beliriyor.
Mesaj okunuyor… ama cevap gelmiyor.
Dakikalar geçiyor. Saatler oluyor.
Çoğu insan bu durumu aynı şekilde yorumluyor: “Demek ki önemsemiyor.”
Oysa psikologlara göre geç cevap vermek çoğu zaman iletişimden kaçınmak değil, zihnin çalışma biçimiyle ilgili.
Hızlı Cevap Sosyal Refleks, Geç Cevap Zihinsel Süreç
İnsanlar mesajlara iki farklı şekilde tepki verir:
anlık tepki verenler
düşünerek cevaplayanlar
İkinci grupta yer alan kişiler mesajı okur ama hemen yanıtlamaz. Çünkü beyinleri konuşmayı gerçek bir diyalog gibi değerlendirir.
Yani mesajı kapatır ama zihinsel olarak konuşmaya devam eder.
Aslında Görmezden Gelmiyor
Araştırmalar geç cevap veren insanların çoğunun şu özellikleri taşıdığını gösteriyor:
detaycı düşünme eğilimi
yanlış anlaşılma kaygısı
duygusal tepkiyi kontrol etme isteği
zihinsel yorgunluk sonrası iletişimden kaçınma
Bu kişiler için cevap vermek sadece yazmak değil, doğru ifade kurmaktır.
En Büyük Yanlış Anlama
Hızlı cevap veren kişiler iletişimi sıcaklık göstergesi kabul eder.
Geç cevap veren kişiler ise iletişimi enerji gerektiren bir süreç olarak görür.
Bu nedenle biri için normal olan davranış, diğerine mesafe gibi algılanır.
“Müsaittim Ama Yazmadım” Gerçeği
Birçok kişi şu durumu yaşar:
Telefon elindedir ama cevap vermez.
Sebep çoğu zaman meşguliyet değil, zihinsel hazırlık eksikliğidir.
Beyin yarım dikkatle iletişim kurmak istemez.
Bu durum özellikle gün içinde çok uyaran alan kişilerde daha sık görülür.
İlişkilerde Neden Sorun Olur?
İletişimde beklenti süresi farklıdır:
biri anlık bağ kurmak ister
diğeri doğru bağ kurmak ister
Zaman farkı duygusal yorumlara dönüşür.
Oysa davranış çoğu zaman kişisel değildir.
Nasıl Anlaşılmalı?
Psikologlara göre en doğru yaklaşım niyet okumamak.
Geç cevap her zaman ilgisizlik anlamına gelmez.
Bazen sadece kişinin zihninin o konuşmaya yer açması zaman alır.
Sessizlik de Bir İletişim Biçimi
Modern iletişimde hız önem kazandı ama insan zihni hâlâ eski tempoda çalışıyor.
Bazıları konuşarak düşünür,
bazıları düşünerek konuşur.
Mesajın gecikmesi çoğu zaman ilişkinin değil, zihnin temposunun göstergesidir.