Emek Partisi Milletvekili Sevda Karaca, basın özgürlüğü ve yargı kararlarındaki tutarsızlıklara odaklanarak kamuoyuna yansıyan çeşitli dosyalardaki eksikliklerin giderilmesini talep etti.
TBMM çatısı altında bir basın açıklaması gerçekleştiren EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, yargı sistemindeki uygulama farklılıklarına dair sert eleştirilerde bulundu. Karaca, basın çalışanlarının uzun süreli tutukluluk halleri ile bazı ağır suç hükümlülerinin tahliye edilmesini kıyaslayarak hukuki süreçlerde eşitlik ilkesinin zedelendiğini savundu.
Basın faaliyetlerinin yargı eliyle baskı altına alındığını öne süren Karaca, Türk Ceza Kanunu 217/A maddesinin yeniden gözden geçirilmesi çağrısını yineledi.
Hukuki süreçlerde çifte standart iddiası
Konuşmasının bir bölümünü Etkin Haber Ajansı çalışanlarının durumuna ayıran Karaca, Pınar Gayıp, Elif Bayburt, Nadiye Gürbüz ve Müslüm Koyun'un beş aydır cezaevinde bulunmasına tepki gösterdi. Gazetecilerin mesleki faaliyetleri nedeniyle özgürlüklerinden mahrum bırakıldığını iddia eden Karaca, TCK 217/A maddesinin basın üzerindeki bir baskı aracı olarak kullanıldığını belirterek, bu düzenlemenin kaldırılması yönündeki yasa tekliflerini hatırlattı.
Diğer yandan, çocuk istismarı suçundan 19 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılan Yusuf Ziya Gümüşel'in sağlık sorunları gerekçe gösterilerek serbest bırakılmasını "hukuk güvencesinin işletilmemesi" olarak nitelendiren Karaca, yargı kararlarındaki gerekçelerin kamu vicdanını yaraladığını dile getirdi.
Şüpheli ölümler ve idari baskılar
Basın toplantısında Gaziantep'te meydana gelen Emel Akbaş vakasına da değinen Karaca, olayın "şüpheli ölüm" olarak kayıtlara geçmesine rağmen yürütülen soruşturmanın yetersiz kaldığını öne sürdü. Dosyadaki delillerin, özellikle baz istasyonu kayıtları ve tanık ifadelerinin yeterince değerlendirilmediğini savunan Karaca, soruşturmanın daha titiz yürütülmesi gerektiğini belirtti.
Son olarak Elazığ'da görev yapan kamu emekçisi Sevda Aktan'ın maruz kaldığı iddia edilen şiddet ve sürgün süreçlerine değinen Karaca, şikayetçi olmasına rağmen Aktan hakkında soruşturma başlatılmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti. Karaca, tüm bu dosyaların yakından takipçisi olacaklarını vurgulayarak, kurumların hak ihlalleri karşısında tarafsız bir inceleme yapması gerektiğini hatırlatarak açıklamasını tamamladı.