Ankara'da düzenlenecek kritik zirve öncesi emek örgütleri NATO karşıtı geniş çaplı eylem takvimini açıkladı. EMEP temsilcisi Tüzel, dış politika tercihlerinin bölgesel gerilimi artırdığını öne sürdü.
Ankara’da 7-8 Temmuz tarihlerinde yapılması planlanan NATO Zirvesi, ülke genelindeki sivil toplum kuruluşları ve siyasi partiler arasında hareketliliğe yol açtı. NATO'ya Hayır Koordinasyonu çatısı altında birleşen çok sayıda yapı, zirve sürecini protesto etmek amacıyla ülke çapında bir eylem takvimi belirledi.
EMEP Genel Başkan Yardımcısı Levent Tüzel, bu sürece dair yaptığı değerlendirmede, ittifakın savunma amaçlı bir yapıdan ziyade küresel ölçekte çatışmaları derinleştiren bir organizasyon olduğunu iddia etti. Tüzel, Ukrayna savaşı ve Orta Doğu'daki gerilimlerin arkasında NATO'nun genişleme stratejilerinin yattığını savundu.
Bölgesel askeri hareketlilik tartışmaları
Tüzel, özellikle Konya'da kurulması planlanan hava savunma üssüne ve Milli Savunma Bakanlığı'nın son dönemdeki açıklamalarına atıfta bulunarak Türkiye'ye yeni sorumluluklar yüklendiğini öne sürdü. İtalya ile koordineli yürütülecek hava savunma faaliyetlerinin, bölgedeki İran ve çevre ülkelerle yaşanan diplomatik gerilimleri daha karmaşık hale getirebileceği ifade edildi.
Koordinasyonun ajandasında, 27 Haziran itibarıyla İstanbul başta olmak üzere birçok kentte kitlesel basın açıklamaları yapılması yer alıyor. Eylemciler, yabancı askeri üslerin kapatılmasını ve Türkiye'nin NATO üyeliğinin sonlandırılmasını temel talep olarak ortaya koyuyor.
Sokak eylemleri ve panel dizileri
Protesto takviminin sadece sokak gösterileriyle sınırlı kalmayacağını belirten yetkililer, 4-5 Temmuz tarihlerinde Ankara’da uzmanların katılımıyla bilgilendirme panelleri düzenleneceğini bildirdi. İstanbul Dolmabahçe'de yapılması öngörülen NATO Parlamenterler Toplantısı’nın da yakından takip edileceği ve zirve karşıtı görüşlerin eylemler yoluyla kamuoyuna aktarılacağı vurgulandı.
Emek ve demokrasi güçleri, Türkiye'nin bağımsız dış politika izlemesi gerektiğini savunarak zirve tarihine kadar protestoların dalga dalga büyüyeceği mesajını verdi. Bu süreçte sendikalar ve demokratik kitle örgütlerinin ortak bir tutum sergileyerek güvenlik politikalarını sorgulamaya devam edecekleri belirtiliyor.