Haber Yazar Genel Yapay zekâ devrimi Fed’in oyun planını bozdu: Faiz indirimleri rafa mı kalkıyor?

Yapay zekâ devrimi Fed’in oyun planını bozdu: Faiz indirimleri rafa mı kalkıyor?

Yeni Fed yönetimini bekleyen en büyük sınav, sermaye talebini zirveye taşıyan bu yatırım furyasıyla faiz dengesini yeniden kurmak olacak. Ekonomi dünyası, yeni Fed Başkanı Kevin Warsh’ın göreve başlamasıyla birlikte alışılmışın dışında bir senaryoyla karşı karşıya.

Yapay zekâ devrimi Fed’in oyun planını bozdu: Faiz indirimleri rafa mı kalkıyor?
Okunma Süresi: 2 dk

Teknoloji devlerinin yapay zekâ altyapısına ayırdığı yüz milyarlarca dolarlık bütçe, ABD ekonomisinde beklenmedik bir enflasyonist dalgayı tetikledi. Yeni Fed yönetimini bekleyen en büyük sınav, sermaye talebini zirveye taşıyan bu yatırım furyasıyla faiz dengesini yeniden kurmak olacak.

Ekonomi dünyası, yeni Fed Başkanı Kevin Warsh’ın göreve başlamasıyla birlikte alışılmışın dışında bir senaryoyla karşı karşıya. Daha önce yapay zekânın uzun vadede verimlilik artışı sağlayarak fiyatları baskılayacağını savunan Warsh, artık kısa vadeli sert enflasyon verileri ve yükselen faiz beklentileriyle mücadele etmek zorunda. Teknoloji devlerinin başlattığı devasa yatırım yarışı, ekonomi genelinde yeni bir dengesizliği beraberinde getiriyor.

Yatırım patlaması çip enflasyonunu tetikledi

Piyasa gözlemcileri, Microsoft, Meta ve Amazon gibi teknoloji devlerinin veri merkezleri ve enerji sistemlerine bu yıl 700 milyar doları aşan bir kaynak ayırmasını, ekonomideki nakit akışını zorlayan ana etken olarak görüyor. Bu devasa harcama kapasitesi, özellikle yarı iletken çiplerde arz sıkışıklığına yol açarak maliyetleri yukarı taşıyor. Öyle ki, sadece bellek çiplerindeki fiyat artışının bir yıl içinde 17 katı bulması, "çip enflasyonu" kavramını ekonomi gündeminin tepesine yerleştirdi. Bilgisayar yazılımı ve aksesuar maliyetlerinde gözlenen yüzde 14’lük yıllık artış da bu durumun somut bir göstergesi olarak kabul ediliyor.

Tahvil piyasasında arz krizi endişesi

Yapay zekâ projelerini finanse etmek isteyen teknoloji şirketlerinin tahvil piyasasına yönelmesi, borçlanma maliyetlerini de olumsuz etkiliyor. Şirketlerin 300 milyar doları bulan tahvil arzı, uzun vadeli ABD tahvilleri üzerindeki baskıyı artırarak Fed’in elini zayıflatıyor. Reel faiz oranlarının enflasyonun üzerinde seyretmesi, mevcut faiz indirim senaryolarını "ekonomiyi destekleyici" bir konuma iterek Fed’in hareket alanını ciddi ölçüde daraltıyor.

90'ların "Dot-Com" benzerliği uyarıları

Ekonomistler, bugünkü yapay zekâ harcamalarını 1990’ların sonunda yaşanan internet patlamasıyla kıyaslıyor. O dönemde Alan Greenspan yönetimindeki Fed, verimlilik artışına güvenmiş ancak yükselen büyüme karşısında faizleri artırmak durumunda kalmıştı. Bugün de benzer bir risk masada duruyor. Enerji maliyetlerindeki yükseliş ve jeopolitik gerilimlerle yüzde 3,8 seviyesine tırmanan tüketici enflasyonu, yatırımcıları Fed’in yıl sonuna kadar faiz artırımına gidebileceği ihtimalini fiyatlamaya zorluyor. Philip Jefferson ve Michael Barr gibi Fed yetkilileri ise yapay zekânın otomatik bir düşük faiz ortamı getirmeyeceği konusunda uyarılarını sürdürüyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız