İran siyasetinin en etkili isimlerinden biri olarak gösterilen Ali Laricani, son dönemde ülke yönetiminde kilit bir figür haline geldi. Uzun yıllar boyunca dini lider Ali Hamaney’in en yakınındaki isimlerden biri olan Laricani, özellikle güvenlik politikaları ve nükleer müzakerelerde üstlendiği rollerle dikkat çekiyor. Muhafazakâr kimliğiyle bilinen ancak “pragmatik” yaklaşımıyla tanımlanan Laricani, İran’da rejimin stratejik aklı olarak anılıyor.
Ali Laricani kimdir?
Ali Erdeşir Laricani, 1958 yılında Irak’ın Necef kentinde doğdu. Nüfuzlu ve dinî kimliği güçlü bir aileden geliyor. Ailesi daha sonra İran’a döndü. Kum’da medrese eğitimi aldıktan sonra matematik ve bilgisayar bilimleri okudu. Tahran Üniversitesi’nde Batı felsefesi üzerine doktora yapan Laricani; Immanuel Kant, Saul Kripke ve David Lewis üzerine akademik çalışmalar kaleme aldı. Bu yönüyle İran siyasetinde hem dinî hem de entelektüel arka plana sahip nadir isimlerden biri olarak gösteriliyor.
Siyasi kariyeri nasıl başladı?
Laricani’nin yükselişi 1980’li yıllarda, İran-Irak Savaşı döneminde oldu. Devrim Muhafızları bünyesinde görev aldı ve askeri tecrübe kazandı. 1994-2004 yılları arasında İran Radyo ve Televizyon Kurumu’nun (IRIB) genel müdürlüğünü yürüttü. Bu dönem, kamuoyunu yönlendirme ve devlet politikalarını topluma aktarma açısından önemli bir tecrübe olarak değerlendiriliyor. 1996’da Ulusal Güvenlik Yüksek Konseyi üyeliğine atandı. 2004’te ise Hamaney’in ulusal güvenlik danışmanı oldu.
Cumhurbaşkanlığı yarışında neden başarısız oldu?
Laricani, 2005 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde muhafazakâr kanadın favori adaylarından biri olarak gösterildi. Ancak seçimi Mahmud Ahmedinejad kazandı. Laricani ise düşük bir oy oranıyla yarışın gerisinde kaldı. Buna rağmen sistem içindeki etkisi azalmadı. 2008-2020 yılları arasında Meclis Başkanlığı yaptı. İran gibi siyasi dengelerin sık değiştiği bir ülkede 12 yıl boyunca bu görevde kalması, gücünün ve denge siyasetindeki ustalığının göstergesi olarak yorumlandı.