Türk sinemasının en güçlü kadın oyuncularından Nur Sürer, hem sanatı hem de politik duruşuyla yıllardır gündemde. Son olarak Yılmaz Güney’e yönelik eleştirilere sert sözlerle karşı çıkan usta oyuncu, “Yılmaz Güney bizim kırmızı çizgimiz” diyerek sinema dünyasında yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. Peki Nur Sürer kimdir, kaç yaşında, nereli ve kariyerinde hangi izleri bıraktı?

Nur Sürer kimdir?
Nur Sürer, Türkiye sinemasında özellikle güçlü kadın karakterleriyle hafızalara kazınmış, ödüllü bir sinema ve dizi oyuncusudur. 1970’lerin sonundan itibaren hem ana akım sinemada hem de toplumsal meseleleri merkezine alan filmlerde yer aldı. Oyunculuğunun yanı sıra politik tavrı, kadın haklarına dair söylemleri ve toplumsal olaylara karşı açık duruşuyla da tanınır.
Nur Sürer kaç yaşında?
21 Haziran 1954 doğumlu olan Nur Sürer, 2026 yılı itibarıyla 71 yaşındadır. Uzun kariyerine rağmen üretkenliğini sürdüren sanatçı, son yıllarda da sinema, televizyon ve dijital projelerde aktif olarak yer almaya devam ediyor.
Nur Sürer aslen nereli?
Nur Sürer, Bursa’da doğmuştur. Ailesinin kökeni oldukça çeşitlidir:
Dedesi Priştine kökenlidir
Anneannesi Arnavut’tur
Baba tarafı ise Dağıstan kökenlidir
Bu çok kültürlü aile yapısının, Sürer’in dünyaya bakışında ve seçtiği projelerde etkili olduğu sık sık dile getirilir.
Eğitim hayatı
Sanatçı, eğitimini Bursa Anadolu Kız Lisesi’nde tamamladı. Genç yaşta yurtdışına çıkarak bir süre İsviçre’de yaşaması, onun hayata ve sanata bakışını derinleştiren önemli deneyimlerden biri oldu.

Sinema kariyerinin başlangıcı
Nur Sürer’in sinema yolculuğu, Erden Kıral’ın yönettiği Bereketli Topraklar Üzerinde filmiyle başladı. Bu yapım, onun sinemada kalıcı olacağının ilk güçlü işaretiydi. Ardından 1980’ler ve 1990’lar boyunca Türk sinemasının en çarpıcı filmlerinde rol aldı.
Özellikle Uçurtmayı Vurmasınlar, Dul Bir Kadın, Yılanların Öcü ve Umuda Yolculuk gibi yapımlar, onun oyunculuk kariyerinde dönüm noktaları olarak kabul edilir.
Uluslararası başarılar
Nur Sürer, yalnızca Türkiye’de değil, uluslararası alanda da dikkat çeken projelerde yer aldı.
1990 yapımı Umuda Yolculuk filmi, 1991 yılında Oscar’da “En İyi Yabancı Film” ödülünü kazandı. Bu filmle birlikte Sürer’in adı dünya sinema çevrelerinde de anılmaya başlandı.
Televizyon dizileriyle geniş kitleler
Sürer, sinemanın yanı sıra televizyon dizilerinde de güçlü roller üstlendi. Özellikle:
Asi dizisinde canlandırdığı Neriman Kozcuoğlu
Çukur dizisindeki Fadik
Camdaki Kız dizisindeki Feride
Aile dizisindeki Hülya Soykan
karakterleri, onu farklı kuşaklarla buluşturan önemli roller arasında yer aldı.

Aldığı ödüller
Nur Sürer, kariyeri boyunca çok sayıda prestijli ödüle layık görüldü. Bunlar arasında:
Antalya Altın Portakal Film Festivali – En İyi Kadın Oyuncu (2 kez)
Altın Koza ve SİYAD Onur Ödülleri
Yaşam Boyu Onur Ödülleri
Sadri Alışık Ödülleri
bulunuyor. Bu ödüller, onun Türk sinemasındaki yerinin tartışmasız olduğunu ortaya koyuyor.
Özel hayatı ve politik duruşu
Nur Sürer, özel hayatıyla da zaman zaman gündeme geldi. İlk evliliğini oyuncu Bülent Kayabaş ile yaptı. Daha sonra siyasi kimliğiyle bilinen Sarp Kuray ile evlendi.
Kadın hakları, ifade özgürlüğü ve toplumsal adalet konularında açık bir duruş sergileyen Sürer, geçmişte 1 Mayıs etkinliklerine katıldığı için gözaltına alınmasıyla da gündem olmuştu.

Yılmaz Güney çıkışı gündem yarattı
Son günlerde Nur Sürer, Yılmaz Güney hakkında yapılan eleştirilere verdiği sert yanıtla yeniden gündeme geldi. Daha önce Şerif Sezer’in Güney’e yönelik eleştirilere karşı çıkmasının ardından, bu kez Nur Sürer sessiz kalmadı.
Bir tiyatro oyununun galasında konuşan usta oyuncu, genç kuşakların Yılmaz Güney’i bugünün değerleriyle yargılamasını eleştirdi. Dönemin toplumsal koşullarına dikkat çeken Sürer, geçmişte yaşanan olayların bağlamından koparıldığını savundu.
“Yılmaz Güney bizim kırmızı çizgimiz”
Nur Sürer açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Yılmaz Güney gerçekten biz sinemacılar için çok önemli bir insan. Bunu her zaman gururla söylüyorum. Yılmaz Güney bizim kırmızı çizgimiz.”
Bu sözler, kısa sürede sanat camiasında geniş yankı uyandırdı ve tartışmayı yeniden alevlendirdi.