Devrilen Hanedanın Son Veliahtı: Rıza Pehlevi Kimdir?
1960 yılında Tahran’da doğan Rıza Pehlevi, İran’ı yaklaşık yarım asır yöneten Pehlevi Hanedanı’nın son veliahtı. Babası Muhammed Rıza Pehlevi, 1979’daki İslam Devrimi ile devrilmiş, bu süreçle birlikte İran’da monarşi sona ermişti.
Devrim sırasında ABD’de savaş pilotluğu eğitimi alan Rıza Pehlevi, ailesiyle birlikte sürgün hayatına başladı. Babasının Mısır’da hayatını kaybetmesinin ardından Pehlevi ailesi tamamen dağılırken, Rıza Pehlevi hanedanın sembolik lideri konumuna geldi. İki kardeşinin intiharı ve uzun yıllar süren sürgün hayatı, onun siyasi kimliğini şekillendiren en önemli kırılmalar arasında yer aldı.

ABD’de Sürgün Hayatı ve Değişen Siyasi Tutum
Rıza Pehlevi, yaşamını uzun süredir ABD’de sürdürüyor. Siyaset bilimi eğitimi alan Pehlevi, İran kökenli Amerikalı bir avukatla evli ve üç çocuk babası. Uzun yıllar boyunca İran’daki değişimin yalnızca halkın iç dinamikleriyle mümkün olabileceğini savundu.
Ancak 2020 sonrasında bu yaklaşım belirgin biçimde değişti. İran’daki protestoların yayılması ve rejime yönelik baskının artmasıyla birlikte Pehlevi, daha açık ve sert bir siyasi söylem benimsedi. Artık kendisini, demokrasiye geçiş sürecinde “geçici bir liderlik rolü” üstlenebilecek bir figür olarak konumlandırıyor.
Protestolara Destek ve “Geçiş Emanetçisi” Söylemi
İran genelinde süren protestolarda Rıza Pehlevi’nin adı, sokak sloganlarında ve sosyal medyada daha sık duyulmaya başladı. “Pehlevi geri dönecek” ve “Rejim gidecek” gibi sloganlarla birlikte Pehlevi, uluslararası basında yeniden görünür oldu.
Sosyal medya ve köşe yazıları üzerinden protestoculara destek çağrısı yapan Pehlevi, 100 günlük bir geçiş planından söz ediyor. Bu planda:
Kadın–erkek eşitliği
Hukukun üstünlüğü
Özgür ve adil seçimler
Nihai yönetim biçiminin referandumla belirlenmesi
gibi başlıklar öne çıkıyor.
Batı ile Temaslar, Trump ve İsrail Tartışmaları
Rıza Pehlevi’nin son dönemde Batılı ülkelerle temaslarını artırması da dikkat çekiyor. ABD ve Avrupa’da siyasi destek arayışını açık biçimde sürdüren Pehlevi, özellikle eski ABD Başkanı Donald Trump hakkında yaptığı olumlu açıklamalarla gündeme geldi.
En tartışmalı başlıklardan biri ise İsrail ile kurduğu ilişkiler oldu. 2023’te İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu ile görüşmesi ve Holokost anma etkinliğine katılması, İran kamuoyunun bir bölümünde sert tepkilere yol açtı. Filistin meselesi üzerinden gelen eleştiriler, Pehlevi’nin bu temaslarını daha da tartışmalı hale getirdi.
Destekçileri ve Muhalifleri Arasındaki Derin Ayrım
Rıza Pehlevi’nin İran içindeki gerçek destek oranı bilinmiyor. Ülkede bağımsız kamuoyu araştırmalarının yapılamaması bu konuda net veriler sunulmasını zorlaştırıyor. Ancak özellikle yurt dışındaki İranlılar arasında ciddi bir takipçi kitlesine sahip olduğu biliniyor.
Destekçileri onu:
Şiddeti reddeden
Uluslararası alanda tanınan
Geçiş sürecini yönetebilecek bir figür
olarak görürken; muhalifleri ise Pehlevi Hanedanı dönemindeki baskıcı uygulamaları hatırlatıyor. Şah dönemindeki SAVAK uygulamaları, sansür ve işkence iddiaları, hâlâ hafızalardaki yerini koruyor.
İran’ın Geleceğinde Rıza Pehlevi’nin Yeri Ne Olacak?
Bugün itibarıyla Rıza Pehlevi’nin İran siyasetinde resmî bir konumu bulunmuyor. Ancak rejime yönelik güvenin sarsıldığı ve toplumsal taleplerin yükseldiği bir dönemde adının yeniden gündeme gelmesi, İran açısından önemli bir kırılmaya işaret ediyor.
Kimi çevreler onu geçici bir figür olarak görürken, kimileri İran’ın geleceğinde kalıcı bir rol oynayabileceğini savunuyor. Pehlevi ise şimdilik kendisini yalnızca bir “emanetçi” olarak tanımlıyor. Bu emanetin İran halkı nezdinde nasıl bir karşılık bulacağı ise, ülkedeki siyasi dönüşümün yönüne bağlı olacak.