Green Card Başvurusu

Özkan Uğur’un eşi ve oğluyla ilk röportaj

Özkan Uğur’un pek pilinmeyen eşi ve oğluyla birlikte Ses Dergisi röportaj yaptı. İzzet Öz’ün gerçekleştirdiği röportajda Özkan Uğur karısı ve ailesi ile ilgili bilinmeyenleri anlattı. Aysun Aslan Uğur. Aysun ve Özkan’ın biricik oğulları, bu yazı ile onu tanıyacak ve çok seveceksiniz.

22 Mart 2015 Pazar, 14:27

Röportaj: İzzet ÖZ

“O Ses Türkiye” sona erdi. Hayatınızda hiç bu kadar çeşitli müzik dinlediğiniz zaman var mı?
Özkan Uğur: Offf hayatımda dinlemedim. Düşünsene bizim takımda 50 kişi var Hadise, Gökhan ve Ebru’da da 50’şer kişi yani 200 değişik şarkı. Hayatımda hiç bu kadar arabesk, türkü, Türkçe rock, rap, Batı müziği, funky dinlemedim.

Az evvel oğlunuzla beraber piyanonun başına geçtiniz, nasıl bir duygu?
Özkan: Bundan daha güzel mutluluk olabilir mi? Biz, o daha ilkokuldayken beraber çalmaya başlamıştık. Alişan, ilkokulda piyano derslerine başladı, ortaokulda devam etti ve sonra İngiltere’ye konservatuvara gitti. Ee sonra ne oldu? Anne de Londra’ya gitti. Ben kiminle kalacağım? İkinci eşimle. İkinci eşim kim? Kayınvalidem. Zaten beraber yaşıyorduk; değişen bir şey olmadı aslında. 50’den sonra böyle bir karar alındı, iyi karar aldık mı sence?

Çok iyi bir karar almışsınız…
Özkan: Biraz zor ama 50’den sonra ben burada onlar orada. Skype sağ olsun, öyle görüştük uzun zaman. Şimdi 10 günlük bir ara veriyorum, karım ve çocuğumla vakit geçireceğim. Alişan’ı da müzik diye yolladık ama dramacı oldu.

Alişan için ne söylemek istersin?
Özkan: O benim birtanem. Onunla iftihar ediyorum. En önemlisi iyi insan olsun ve paylaşmayı bilsin, bütün istediğim bu. Bu arada, Haluk Bilginer’e büyük teşekkür borçluyuz. Alişan İngiltere’ye gitmeden önce, İngilizcesini ilerletmesi için çok yardımcı oldu. Bir monolog çalıştırmıştı, imtihanda da onun sayesinde başarılı oldu. Kendisine sonsuz teşekkürler.

ALİŞAN, PIRLANTA GİBİ BİR ÇOCUK

Aysun Hanım, siz yıllarca televizyon programlarımda yer aldınız ve Turkuaz ile modern dansı ülkemizde sevdirdiniz. Yine sahneye bir şeyler koymayı düşünüyor musun?
Aysun Aslan Uğur: Evet, eskilerden derleme, bir de yeni yapacağız. Turkuaz’dan “Bir Rüya Gördüm” kesin olacak. MFÖ’nün “Sude”sini de kullanacağız. Eserin ismi “Na-tamam…” 2011’de ilk çalışmalarını yapmıştım; bitirememiştim. 25–30 dakikalık bu eser için Şaman Dans Topluluğu ile çalışmalarımız sürüyor.

ozkan

Resim çalışmaları nasıl gidiyor?
Aysun: Şahane. Şimdi hem resim yapıyorum hem de mücevherlerle ilgileniyorum. Londra’da açık artırmalara giriyorum, vintage mücevherler toplayıp birbirine karıştırıyorum, öyle eğleniyorum.

Alişan için ne söylemek istersiniz?
Aysun: Pırlanta gibi bir çocuk. Sanatın her dalıyla ilgilenmesi çok iyi oldu. Kendini tiyatro adamı olarak bilinçli yetiştiriyor Alişan.

Müziğe ilginiz, MFÖ’nün Rumelihisarı konserini izledikten sonra artmış…
Alişan: Gerçekten çok ufakken başladı müzik aşkım… Küçük bir davul vardı bizim evde, ona vururdum. Kendimce Pink Floyd, Deep Purple, Beatles, Rolling Stones’a davulla eşlik ederdim. 8 yaşında Beşiktaş Koleji’nde piyano derslerine başladım. Sonra Okay Temiz ile perküsyon okudum.

Gitarla aranız çok iyiymiş.
Alişan: Evet. Gitar Hero vardı; ben tam bir fanatiktim. Sanki profesyonelleşmiştim, en zor seviyede çalıyordum. O oyuna 12 yaşımda başlamıştım, 15-16 yaşına kadar sürdü.
O zamanlar neler çaldığınızı hatırlıyor musun?
Alişan: Jimi Hendrix ve Metalica’nın parçalarını çalarken çok keyif alırdım. İşin müzik tarafı böyle.

Müzikallerin en büyük ismi Andrew Lloyd Weber’in başkan olduğu bir okula kabul edildiniz ve o okula katılan ilk yabancıydınız, bu süreç nasıl gelişti?
Alişan: Annem çok istiyormuş. Ben doğmadan önce hep “Çocuğumu İngiltere’de okutacağım” dermiş. Ben 13 yaşındayken beni karşılarına oturttular, “Sen sanata çok yeteneklisin, istersen Art Educational Schools’un sınavlarını deneyelim. Bu zorlu sürece var mısın?” dediler. Ben de “Varım” dedim. 2008 yılının 20 Ekim’inde sınava girdim. Ardından müdür bizi çağırdı, “Seneye isterseniz gelebilirsiniz” dedi. Dünyalar bizim oldu. Son beş yıldır annemle Londra’dayım. Babam da boş zamanlarında gelip bize moral veriyor.

Bu beş yıllık süre içersinde ne gibi eğitimlerden geçtiniz?
Alişan: Klasik eğitimin yanı sıra dans ve drama dersleri aldık; film çekimi eğitimi gördük. İlerleyen zamanlarda oyunculuğa yöneldim. Örneğin, Brecht’in eserlerini irdeleyip onunla ilgili yazılar yazdık. Finalde kendi oyunumuzu yazıp dört beş kişilik gruplar halinde sahneledik. Bunların yanı sıra müzik ve medya alanında da bizi çok iyi yetiştirdiler.

Müzikalleri çok iyi bildikleri için bir müzikalde oynayacak biçimde yetiştiriyorlar; anladığım kadarıyla bir de tiyatro oyununda mı? Nasıl oluyor?
Alişan: Büyük drama okullarında lise sonda seçmeler başlıyor. Eğer oyuncu olmak istiyorsan, Royal Academy of Dramatic Arts gibi okullar seni endüstriye hazırlıyorlar. Ben de Audition’lara girdim. Royal Academy of Dramatic Art’ın hazırlık bölümünü kazandım ve 6 ay boyunca hazırlık okudum. Sonra liseyi okuduğum okulun üniversite bölümünü yani ArtsEd (Arts Educational Schools London)’ın oyunculuk bölümünü kazandım. Orada üniversite bölümünde iki bölüm var: Müzikal tiyatro ve oyunculuk. Her iki bölüm de sahneyi paylaşıyor. Şu anda oyunculuk bölümünde ikinci dönemdeyim.Biz Anton Çehov’dan Martı’yı okumaya başlayacağız. Sonra diğer grupta Vişne Bahçesi’ni oynayacağız.

ozkan1
MFÖ ile aşk devam ediyor

Özkan: Aşk devam ediyor; dirilmiş vaziyette, şahlandı gidiyor yani. Kaç yaşına geldik artık, dünyada da az örneği var. 60’lı yaşlara geldik bunu devam ettirmek kolay değil. Neyse ki sevdiğimiz bir işi yapıyoruz… İnanarak yaptık ve karşılığını aldık. İnancın olmadığı yerde başarı olmaz. Senin de bildiğin gibi ilk albümümüzü yaptığımız zaman, bize plak şirketimiz bile “Avrupa’ya gidin, Batı tarzında müzik yapıyorsunuz sizi burada anlamazlar” demişti. Biz şunun farkındaydık. O zamanlar bizim tarzımızda müzik yapan başka bir grup yoktu… Bence Türkiye’nin en iyi söz yazarı Mazhar Alason’dur, bir ozandır kendisi. Fuat’ın da müzik bilgisini kimse tartışamaz. Biz 1980’li yıllarda meşhur olduk. O yıllardaki fanlarımızın çocukları şu an 20 -25 yaşlarında. Bir de O Ses Türkiye’ye çıktık, tamam biz evvelden tanınıyorduk ama şimdi hayran kitlemizde 10 yaşında çocuklar da var. Kısaca indigo çocuklarına doğru gidiyoruz.



Xturk Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz
DMCA.com Protection Status
tecavüz porno
sohbet hatlari
seks hikayeleri
escort mersin