Merkez Bankasının sıkı para politikası bankaların faiz politikalarını ayrıştırdı. Kimi bankalar müşteri kazanmak için faiz kırarken kimileri oranları tavanda tuttu. Bu durum kredi çekecekler için araştırmayı zorunlu hale getirdi. Şubat ayı verilerine göre 200.000 TL tutarında ve 24 ay vadeli bir kredi için piyasadaki en düşük faiz oranı yüzde 3,89 olurken en yüksek oran yüzde 5,49 seviyesine kadar tırmandı. Bu iki oran arasındaki fark aylık taksitlere ve toplam geri ödemeye devasa bir yük olarak yansıdı.
Aylık Taksit 3 Bin Lira Oynuyor
Yapılan hesaplamalar bütçedeki deliği gözler önüne serdi. En uygun faiz oranını (yüzde 3,89) sunan bankadan 200 bin lira çeken bir vatandaşın aylık taksidi 14.400 TL seviyesinde gerçekleşiyor. Ancak araştırmadan en yüksek oranı (yüzde 5,49) uygulayan bankaya giden bir vatandaşın aylık ödemesi 17.400 TL'ye fırlıyor. Her ay fazladan ödenen bu 3 bin lira, vatandaşın mutfak masrafını tek başına yutuyor.
Toplamda Bir Araba Parası Gidiyor
Vade sonundaki tablo ise daha vahim. 24 ayın sonunda düşük faizli kredinin toplam geri ödemesi 345 bin TL olurken yüksek faizli kredide bu rakam 417 bin TL'yi buluyor. Aradaki 72 bin TL'lik fark, tüketicinin cebinden haksız yere çıkan bir servet anlamına geliyor.
Masraf ve Sigortaya Dikkat
Uzmanlar sadece faiz oranına bakmanın yanıltıcı olabileceği konusunda uyarıyor. Kredinin yıllık toplam maliyet oranına dosya masrafı ve hayat sigortası primlerinin de dahil edilmesi gerekiyor. Bazı bankalar düşük faiz reklamı yaparken yüksek sigorta bedelleriyle bu indirimi geri alabiliyor. Bu nedenle kredi sözleşmesi imzalanmadan önce toplam geri ödeme tutarının kuruşu kuruşuna kontrol edilmesi hayati önem taşıyor.