Hukuki dayanaklardan yoksun bir kurguyla tutukluluk halinin devam ettirildiğini savunan avukatlar, müvekkillerinin "sezgi ve algı" yönetimiyle özgürlüğünden mahrum bırakıldığını belirterek mahkemeye tepki gösterdi.
Aziz İhsan Aktaş davası, İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu yerleşkesindeki duruşma salonunda görülmeye devam ediyor. CHP’li belediye başkanlarının da aralarında bulunduğu 11 ismin tutukluluğunun sürdüğü davada, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara’nın avukatları, dosyada somut bir suç şüphesi bulunmadığını vurgulayarak tahliye taleplerini yineledi.
Sezgiyle tutuklama iddiası
Duruşmada söz alan Avukat Tuğçe Duygu Köksal, müvekkili Çaykara’nın hukuk sisteminde bir ilke imza atılarak "sezgi" üzerinden tutuklandığını öne sürdü. İddianamedeki rüşvet iddialarının zorlama bir kurgudan ibaret olduğunu belirten Köksal, "Savcılık makamı, Aziz İhsan Aktaş’ın etkin pişmanlık beyanlarını çarpıtarak müvekkilime bir gömlek biçmeye çalışıyor. Ortada rüşvet ilişkisine dair tarafların dahi kabul etmediği bir durum varken, sadece bir algı operasyonuyla tutukluluk hali devam ettiriliyor" ifadelerini kullandı.
Köksal, özellikle henüz gerçekleşmemiş, hatta teklifleri dahi alınmadan iptal edilmiş bir ihale üzerinden müvekkilinin cezalandırılmasının istenmesini "fahiş bir hukuki hata" olarak nitelendirdi.
Kopyala-yapıştır bilirkişi raporu skandalı
Çaykara’nın diğer avukatı Berfin Arslan ise dosyaya giren 7 Temmuz 2025 tarihli bilirkişi raporundaki vahim hataya dikkat çekti. Avcılar Belediyesi ile ilgili hazırlanan raporun sonuç kısmının, Elazığ Belediyesi’ne ait başka bir raporla birebir aynı olduğunu belirten Arslan, "Bilirkişi heyeti, belediye ismini değiştirmeye bile gerek duymadan kopyala-yapıştır yöntemiyle rapor sunmuş. Elazığ raporunda usulsüzlük tespiti yapılmış, aynı metin Avcılar dosyasına yapıştırılmış. Bu, yargılamanın ciddiyetini zedeleyen bir durumdur" dedi.
Alican Abacı’nın ifadelerinin de müvekkilini akladığını vurgulayan Arslan, Abacı’nın mahkeme huzurunda Çaykara’nın adını kullanarak hiçbir talepte bulunmadığını açıkça beyan ettiğini hatırlattı.
Gizli tanıkların çelişkili beyanları
Davanın önceki celselerinde dinlenen gizli tanıklar da "somut delil" sunamamalarıyla dikkat çekmişti. "Yaprak" kod adlı tanığın "Genel duyumlarım" şeklindeki ifadeleri ve bir diğer tanığın "Şahit olmadım ama kulağıma geldi" savunması, savunma makamı tarafından "kurgu yargılama" eleştirilerinin merkezine oturtuldu.
Mahkeme heyeti, savunmaların ardından duruşmaya ara verdi. Yarın devam edecek olan oturumlarda diğer avukatların esasa ilişkin savunmalarının dinlenmesi bekleniyor.