ABD Başkanı Donald Trump, küresel ticaretin kilit noktası olan Hürmüz Boğazı'ndaki krizi çözmek adına başlattığı askeri operasyonu, tüm dünyaya gövde gösterisi yaptıktan kısa bir süre sonra beklenmedik bir kararla askıya aldığını duyurdu.
Küresel enerji piyasalarının kalbi sayılan Hürmüz Boğazı'nda sular durulmuyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran ablukası altındaki ticari gemilere koruma sağlamak amacıyla hayata geçirdiği "Özgürlük Projesi" sadece 50 saat hayatta kalabildi. Pazar günü büyük bir iddiayla ilan edilen operasyon, Salı akşamı Trump’ın "karşılıklı mutabakat" vurgusuyla yerini beklemeye bıraktı.
Operasyonun Başlangıcından Gelen Sinyaller
Pazar gecesi sosyal medya hesabından bir açıklama yapan Trump, Hürmüz’de mahsur kalan bin civarındaki gemiyi ve 20 bin denizciyi kurtarmak için harekete geçileceğini duyurmuştu. Pazartesi sabahı itibarıyla ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), füze destroyerleri ve hava unsurlarıyla operasyona başladığını teyit etti. Bu süreçte iki ticari geminin bölgeden güvenli bir şekilde geçiş yaptığı rapor edilirken, sahada gerilim had safhaya ulaştı. ABD ordusu yedi sürat teknesini vurduğunu iddia ederken, İran kanadı ise bir tankerin hasar gördüğünü ve sivil kayıpların yaşandığını öne sürerek bu açıklamaları reddetti.
Pentagon’un gövde gösterisi ve ani duruş
Salı günü Pentagon’da bir araya gelen Savunma Bakanı Pete Hegseth ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Dan Caine, operasyonun başarıyla sürdüğünü ve Amerikan gücünün bölgedeki kararlılığını temsil ettiğini vurgulayan bir tablo çizdi. Ancak bu açıklamaların üzerinden saatler geçmeden, Trump operasyonun "anlaşma yolunda ilerleme kaydedildiği" gerekçesiyle durdurulduğunu açıkladı.
Kararın arkasında yatan en büyük soru işareti ise bölgedeki güvenlik dengeleri oldu. Fransız şirketine ait bir geminin vurulması ve sigorta kuruluşlarının koruma kalkanının yetersiz kaldığına dair raporları, projenin geleceği hakkındaki soru işaretlerini derinleştirdi. Uzmanlar, operasyonun askıya alınmasını, ABD ile İran arasındaki diplomatik pazarlıkların askeri müdahaleden daha öncelikli bir konuma geçtiği şeklinde yorumluyor.