Türkiye İstatistik Kurumu tarafından hazırlanan bölge bazlı refah endeksleri ve gelir dağılımı istatistikleri Güneydoğu Anadolu’nun kalbi olan Şanlıurfa’da çarpıcı bir ekonomik tabloyu gözler önüne seriyor. Kentin bir tarafında modernleşen yüzü ve yüksek yatırım potansiyeliyle dikkat çeken bölgeler yükselirken diğer yanda derinleşen bir geçim mücadelesi ve altyapı yetersizlikleri öne çıkıyor. Şehrin idari yapısı içerisinde yapılan son incelemeler sonucunda demografik yoğunluğun en yüksek olduğu noktalardan biri olan Eyyübiye ilçesi maalesef sosyo-ekonomik açıdan en geride kalan bölge olarak kayıtlara geçmiş durumda bulunuyor. Bu durum kentin içindeki gelir adaletsizliğinin ve bölgeler arası gelişim farkının ne denli belirginleştiğini gösteren önemli bir gösterge olarak kamuoyunun gündemine yerleşti.
Eyyübiye İlçesinin Ekonomik Çıkmazı Ve Nüfus Baskısı
Şanlıurfa’nın en eski yerleşim alanlarını bünyesinde barındıran Eyyübiye bugün kentin en kalabalık ve en yoğun göç alan bölgesi olma özelliğini taşıyor. İlçedeki yüksek doğum oranları ve büyük aile yapısı kısıtlı olan ekonomik kaynakların hane halkı bazında çok daha küçük paylara bölünmesine neden oluyor. İstihdam olanaklarının bölgedeki iş gücü arzına kıyasla yetersiz kalması hane başına düşen yıllık geliri kentin diğer merkez ilçeleriyle kıyaslandığında oldukça düşük bir seviyeye çekiyor. Eğitim seviyesindeki zorluklar ve nitelikli iş gücü yaratmadaki engeller bölgedeki yoksulluk döngüsünün kırılmasını zorlaştıran temel unsurlar arasında yer alıyor. Kentin en çok yardım alan nüfusunun bu sınırlar içerisinde yaşaması bölgenin sosyal devlet desteğine ne kadar bağımlı olduğunu da kanıtlar nitelikte seyrediyor.
Kentsel Altyapı Sorunları Ve Yaşam Kalitesi Standartları
Eyyübiye’nin yoksullukla anılmasının arkasında yatan sebepler sadece gelir düşüklüğü ile sınırlı kalmayıp aynı zamanda kentsel yaşam standartlarındaki eksikliklerle de doğrudan ilişkilendiriliyor. Eski Urfa olarak tabir edilen ve sit alanlarının yoğun olduğu bölgede modern şehircilik hizmetlerinin ulaştırılması coğrafi ve mimari engellerle karşılaşıyor. Çarpık kentleşmenin en yoğun yaşandığı mahallelerde sosyal donatı alanlarının yetersizliği çocukların ve gençlerin sosyal gelişimini kısıtlıyor. Park alanlarından kütüphanelere sağlık ocaklarından spor komplekslerine kadar birçok hizmet biriminin eksikliği bölge halkının yaşam kalitesini kentin yükselen yıldızı Karaköprü gibi yerlerin çok gerisinde bırakıyor. Bu durum fiziksel çevrenin yarattığı dezavantajlı konumun ekonomik yoksulluğu daha da derinleştirmesine yol açıyor.
Tarım İşçiliği Ve Mevsimsel Göçün Bölge Ekonomisine Etkisi
İlçede ikamet eden nüfusun önemli bir kısmının geçimini mevsimlik tarım işçiliği ile sağlıyor olması ekonomik istikrarın önündeki en büyük engellerden biri olarak görülüyor. Eyyübiye’den Türkiye’nin dört bir yanına dağılan aileler yılın büyük bir bölümünü eğitimden ve yerleşik düzenden uzakta geçirmek zorunda kalıyor. Bu göçebe çalışma biçimi hem çocukların eğitim hayatını kesintiye uğratıyor hem de ailelerin sürdürülebilir bir gelir modeli oluşturmasını imkansız kılıyor. Kayıt dışı istihdamın yüksek olduğu bu çalışma sahalarında kazanılan düşük ücretler ilçeye geri dönüldüğünde sadece temel ihtiyaçların karşılanmasına yetiyor. Sermaye birikiminin oluşamadığı bu döngü Eyyübiye’nin kentsel ticaret hacminden aldığı payı da kısıtlıyor ve ilçeyi ekonomik olarak kentin çeperlerinde bırakıyor.
Karaköprü İle Oluşan Derin Uçurum Ve Kalkınma Beklentileri
Şanlıurfa’nın en refah bölgesi olarak ilan edilen Karaköprü ile en yoksul bölgesi olan Eyyübiye arasındaki uçurum kentin gelecekteki büyüme stratejileri için bir uyarı niteliği taşıyor. Karaköprü’de yükselen lüks konutlar ve genişleyen ticaret alanları kentin zenginleşen kesimini oraya toplarken Eyyübiye’nin dar sokaklarında sıkışan yoksulluk sosyal bir dengesizlik riski barındırıyor. Yerel yönetimlerin ve merkezi hükümetin bu makası daraltmak adına bölgeye özel teşvik paketleri ve kentsel dönüşüm projeleri hazırlaması hayati bir önem taşıyor. Sadece fiziksel yapıyı değil insan kaynağını da geliştirmeyi hedefleyen mesleki eğitim kursları ve kadın istihdamına yönelik projeler Eyyübiye’nin makus talihini değiştirebilecek tek çıkış yolu olarak görünüyor. Kentin bir bütün olarak kalkınması ancak en geride kalan ilçenin yaşam standartlarının yukarı çekilmesiyle mümkün olabilecektir.