Yozgat'ın En Tehlikeli Mahallesi Hangisi?

Yozgat şehir merkezinde son dönemde yaşanan asayiş olayları ve mahalleler arasındaki demografik değişimler vatandaşların güvenlik konusundaki hassasiyetlerini artırmaya devam ediyor.

Yozgat şehir merkezinde son dönemde yaşanan asayiş olayları ve mahalleler arasındaki demografik değişimler vatandaşların güvenlik konusundaki hassasiyetlerini artırmaya devam ediyor. Özellikle yerel halk arasında hangi mahallenin daha riskli olduğu yönündeki tartışmalar emniyet verileri ve mahalle sakinlerinin gözlemleriyle farklı bir boyut kazanıyor. Kentin köklü mahallelerinden olan ve bir dönem "tehlikeli" ya da "girilmesi güç" olarak nitelendirilen Mutafoğlu bölgesi son yıllarda yürütülen kentsel dönüşüm projeleri ve artan denetimlerle büyük bir değişim yaşasa da bazı bölgelerdeki metruk yapıların varlığı ve düzensiz yerleşim planları güvenlik endişelerini canlı tutuyor. Şehir genelinde suç oranlarının Türkiye ortalamasına göre düşük seyretmesine rağmen dar sokakların bulunduğu eski yerleşim alanlarında yaşanan münferit olaylar bu mahallelerin imajı üzerinde belirleyici bir rol oynuyor. Güvenlik birimlerinin gece devriyelerini sıklaştırdığı bu bölgelerde asıl sorunun suçun yoğunluğundan ziyade aydınlatma yetersizliği ve terkedilmiş binaların yarattığı tekinsiz atmosfer olduğu gözlemleniyor.

Eski Yerleşim Alanlarında Güvenlik Ve Çevre Sorunları

Yozgat’ın tarihi dokusuna sahip mahallelerinde binaların birbirine çok yakın olması ve labirent benzeri sokak yapısı güvenlik açısından ciddi zorluklar doğurabiliyor. Özellikle Mutafoğlu ve çevresindeki bazı sokaklarda eski yapıların yıkılmadan kalması bu alanların denetimini güçleştiriyor. Bu metruk binaların madde bağımlıları veya amacı dışında kullanan kişiler için birer odak noktası haline gelmesi mahalle sakinlerinin huzurunu kaçıran temel unsurlar arasında yer alıyor. Şehir planlamasının henüz tam anlamıyla modernize edilemediği bu bölgelerde gece saatlerinde sokak aydınlatmalarının yetersiz kalması hırsızlık ve benzeri küçük çaplı suçlara zemin hazırlayabiliyor. Mahalle muhtarları ve yerel halk bu durumun çözümü için belediyenin daha hızlı bir yıkım süreci işletmesini ve asayiş ekiplerinin bu noktalarda daha görünür olmasını talep ediyor. Bölgedeki güvenlik algısı sadece istatistiklerle değil çevre düzenlemesinin yarattığı psikolojik etkiyle de doğrudan bağlantılı bir seyir izliyor.

Demografik Değişim Ve Göçün Mahalle Kültürü Üzerindeki Etkisi

Şehrin bazı mahallelerinde yaşanan hızlı nüfus değişimi ve dışarıdan gelen yoğun göç yerleşik mahalle kültürünün zayıflamasına neden olurken beraberinde bazı uyum sorunlarını da getiriyor. Komşuluk ilişkilerinin zayıfladığı ve herkesin birbirini tanımadığı bir ortamda yabancılaşma artıyor ve bu durum güvenlik zafiyetlerine davetiye çıkarıyor. Özellikle dar gelirli ailelerin ve geçici süreliğine şehirde bulunan işçilerin yoğunlaştığı mahallelerde yaşanan tartışmalar ve asayiş vakaları mahallenin "tehlikeli" olarak yaftalanmasına yol açıyor. Oysa bölge halkı yaşanan olayların çoğunun dışarıdan gelen münferit kişilerden kaynaklandığını savunuyor. Mahalledeki aidiyet duygusunun azalması insanların sokaktaki olaylara karşı daha duyarsız kalmasına sebebiyet veriyor. Sosyolojik açıdan incelendiğinde asayiş olaylarının temelinde yatan işsizlik ve düşük eğitim düzeyi gibi etkenlerin bu bölgelerde daha yoğun hissedilmesi mahallelerin güvenlik karnesini doğrudan etkileyen bir faktör olarak karşımıza çıkıyor.

Genç Nüfus Arasındaki İşsizlik Ve Asayiş Vakalarının İlişkisi

Mahallelerdeki huzuru tehdit eden bir diğer önemli başlık ise genç nüfusun istihdam edilememesi ve boş vakitlerini değerlendirecek sosyal alanların eksikliğidir. Yozgat’ın bazı mahallelerinde park ve bahçelerin akşam saatlerinden sonra denetimsiz kalması gençler arasında gruplaşmalara ve bazen fiziksel kavgalara zemin hazırlıyor. İşsiz kalan gençlerin suça yönelme eğilimi ya da yanlış arkadaş gruplarına dahil olması mahallenin huzurunu bozabiliyor. Özellikle motorsikletli grupların gece saatlerinde dar sokaklarda gürültü kirliliği yaratması ve kural tanımayan davranışları mahalleli ile gençler arasında gerginliklere neden oluyor. Bu durum sadece polisiye önlemlerle çözülebilecek bir konu olmaktan çıkıp sosyal hizmetlerin ve eğitim projelerinin de devreye girmesini zorunlu kılıyor. Ailelerin ekonomik kaygıları nedeniyle çocuklarını yeterince denetleyememesi mahalle genelinde kontrolsüz bir gençlik yapılanmasının oluşmasına ve dolayısıyla güvenlik risklerinin artmasına yol açıyor.

Kentsel Dönüşümün Güvenlik Algısını İyileştirme Potansiyeli

Şehrin riskli olarak görülen mahallelerini bu imajdan kurtaracak en önemli hamle kentsel dönüşüm olarak görülüyor. Dar sokakların genişletilmesi modern binaların inşası ve her sokağın kamera sistemleriyle donatılması suç işleme potansiyeli olan kişileri bölgeden uzaklaştırıyor. Yeni yerleşim alanlarında kurulan güvenlik sistemleri ve daha nezih çevre düzenlemeleri insanların kendilerini daha güvende hissetmelerini sağlıyor. Yozgat genelinde devam eden TOKİ projeleri ve özel inşaat girişimleri eski mahallelerdeki o karanlık ve tekinsiz havayı dağıtmaya başladı. Sosyal donatı alanlarının artmasıyla birlikte mahalleli sokağına sahip çıkmaya başlıyor ve bu da doğal bir güvenlik kalkanı oluşturuyor. Yetkililer asayiş verilerinin son yıllarda daha stabil hale geldiğini belirtirken mahalle bazlı yapılan iyileştirmelerin suç oranlarını kalıcı olarak düşüreceğine dikkat çekiyor. Sonuçta bir mahallenin tehlikeli olup olmadığına dair yargılar sadece fiziksel şartlara değil aynı zamanda mahallelinin dayanışma gücüne ve devletin bölgedeki etkinliğine bağlı olarak her gün yeniden şekilleniyor.

İLGİLİ HABERLER