Yaz aylarında çocuklarda artan ishal vakalarına karşı kritik uyarı

Sıcak havaların etkisiyle çocuklarda sıkça görülen ishal vakalarında sıvı kaybı hayati risk taşıyor, uzmanlar ise aileleri bilinçsiz ilaç kullanımına karşı uyarıyor.

Yaz mevsiminin getirdiği yüksek hava sıcaklıkları, çocuk sağlığını doğrudan etkileyen ishal vakalarında belirgin bir artışa yol açıyor. Besinlerin uygunsuz koşullarda saklanması, meyve ve sebzelerin hijyenik olmayan şekilde tüketilmesi veya havuz ile deniz sularının yutulması gibi faktörler, bağırsak enfeksiyonlarının yayılmasını kolaylaştırıyor.

Özel Medikent Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr.

Gökhan Gözün, özellikle yaz döneminde çocukların maruz kaldığı bu risklere karşı ailelerin çok daha dikkatli olması gerektiğini vurguluyor.

İshalde sıvı kaybı belirtileri

Çocuklarda ishalin en büyük tehlikesinin vücudun susuz kalması olduğunu belirten Gökhan Gözün, ebeveynlerin gözlem yeteneğinin tedavi sürecini belirlediğini ifade ediyor. Gözün, "Ağız kuruluğu, gözyaşı olmadan ağlama, idrar miktarında azalma ve halsizlik gibi belirtiler görüldüğünde bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır" uyarısında bulunuyor.

Enfeksiyonların besinler ve içme suları üzerinden daha hızlı yayıldığı bu dönemde, çocukların ortak kullanım alanlarındaki hijyen kurallarına uyumu büyük önem arz ediyor. Çocukların yemek öncesi ve tuvalet kullanımı sonrasında ellerini sabunla en az 20 saniye boyunca yıkamaları, uzmanlar tarafından hatırlatılan kritik bir hijyen kuralıdır.

Evde ishal yönetimi yöntemleri

İshal vakalarının büyük bir kısmının evde doğru beslenme desteğiyle yönetilebileceğini belirten Gökhan Gözün, tedavi stratejisini şu sözlerle özetliyor: "Çocuklarda ishal tedavisinin temelini sıvı kaybının yerine konulması oluşturuyor. Anne sütü alan bebeklerde emzirme sıklaştırılmalı; daha büyük çocuklarda ise suyun yanı sıra ev yapımı ayran, komposto ve hekimin önerdiği oral rehidratasyon solüsyonları kullanılmalıdır.

Çocuğu yemek yemeye zorlamak yerine, sık aralıklarla az miktarda sıvı ve gıda verilmelidir." Beslenme düzeninde ise sindirimi yormayan gıdaların seçilmesi gerektiğini belirten Gözün, "Muz, şeftali, elma püresi, haşlanmış patates, pirinç lapası, yağsız makarna ve yoğurt gibi gıdalar tercih edilmelidir. Yağlı, baharatlı ve şekerli yiyeceklerden, asitli içeceklerden iyileşme süreci tamamlanana kadar uzak durulmalıdır" tavsiyesinde bulunuyor.

Ailelerin en sık yaptığı hatalardan birinin bilinçsiz antibiyotik kullanımı olduğunu belirten Uzm. Dr.

Gökhan Gözün, bu tür ilaçların ishal vakalarında iyileşmeyi hızlandırmadığını aksine süreci zorlaştırdığını belirtiyor. Gözün, "Antibiyotik tedavisi bu tablolarda iyileştirici değildir.

Aksine bağırsaktaki yararlı bakterileri yok eder ve doğal mikrobiyom dengesini bozarak ishalin uzamasına neden olabilir. Bağırsak hareketlerini yavaşlatan ishal kesici ilaçlar, enfeksiyon etkenini dışarı atmasını engellediği için çocuklarda kesinlikle kullanılmamalıdır" ifadelerini kullanıyor.

Ayrıca, ciddi sıvı kaybının habercisi olabilecek belirtilere karşı da dikkatli olunması gerektiğini vurgulayan Gözün, "Dışkıda kan görülmesi, kontrol altına alınamayan yüksek ateş, şiddetli kusma nedeniyle sıvı alamama, ağız kuruluğu, gözyaşı olmadan ağlama, idrar miktarında belirgin azalma ve aşırı halsizlik gibi belirtiler ciddi sıvı kaybının habercisi olabilir. Bu durumda en kısa sürede bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır" diyerek sözlerini noktalıyor.

Gözler şimdi, yaz aylarında artan bu vakalara karşı alınacak önlemlerin aileler tarafından ne kadar titizlikle uygulanacağına çevrilmiş durumda.

İLGİLİ HABERLER