İstanbul'da 2001 yılında yaşanan ve yıllarca faili meçhul kalan korkunç olay, gelişen kriminal teknolojiler sayesinde çözüme kavuştu.
İstanbul'un farklı noktalarında 2001 yılında bulunan insan kalıntıları, uzun yıllar boyunca emniyet birimlerini meşgul eden ancak bir türlü bağlantısı kurulamayan bir gizem olarak kalmıştı. Şişli'de bir bedenin, dört gün sonrasında ise Bakırköy sahilinde kesik bir başın bulunmasıyla başlayan süreç, dönemin kısıtlı teknik imkanları nedeniyle sonuçsuz kalmıştı.
Dosyaya yeniden hayat verildi
Kayıp Şahıslar Büro Amirliği'nin 2014 yılında gerçekleştirdiği yapısal değişimler, tozlu raflardaki dosyaların yeniden gün ışığına çıkmasını sağladı. Ekipler, Azerbaycan vatandaşı Tazegül Dadaşova'nın kayıp dosyasını titizlikle incelemeye aldı. Modern DNA analiz yöntemlerinin devreye girmesiyle birlikte, Şişli'deki beden ile Bakırköy'deki başın aynı kişiye ait olduğu bilimsel olarak kanıtlandı. Bu bulgu, yıllardır kimliği belirlenemeyen kurbanın Tazegül Dadaşova olduğunu kesinleştirdi.
Eski sevgili kıskaca alındı
Soruşturmayı derinleştiren dedektifler, Dadaşova'nın kaybolduğu tarihte son olarak görüştüğü kişinin eski erkek arkadaşı M.S. olduğu bilgisine ulaştı. Dijital ayak izleri, baz istasyonu sinyalleri ve telefon trafiği, şüphelinin o dönemdeki hareketliliğini gözler önüne serdi.
Bursa'nın Gemlik ilçesinde gerçekleştirilen başarılı bir operasyonla gözaltına alınan M.S., emniyetteki sorgusu sırasında susma hakkını kullanmayı tercih etti. Adliyeye sevk edilen şüpheli, hakimlik kararıyla tutuklanarak cezaevine gönderildi. 13 yıl sonra gelen bu adalet tecellisi, soğuk dosyaların yeniden incelenmesinin suçluların yakalanmasındaki kritik rolünü bir kez daha kanıtlamış oldu.