Emek Partisi Bölge Örgütü, Kürt Dil Bayramı dolayısıyla yaptığı açıklamada, anadilin temel bir insan hakkı olduğuna dikkat çekerek kültürel çeşitliliğin önündeki engellerin kaldırılmasını talep etti.
Kürt Dil Bayramı’nın 15 Mayıs’ta kutlanmasıyla birlikte, Emek Partisi (EMEP) Bölge Örgütü konuya dair iki dilli bir bildiri yayımladı. Yayınlanan metinde, Türkiye’de geçmişten günümüze uygulanan asimilasyon politikalarının yarattığı tahribata işaret edilerek, dilin kamusal alanda özgürleşmesi gerektiği vurgulandı.
Geçmişin izleri ve bugün süren kısıtlamalar
Cumhuriyet tarihi boyunca Kürtçe üzerindeki baskıların eğitimden sosyal yaşama kadar geniş bir alana yayıldığı belirtilen açıklamada, dilin yasaklanmasının yanı sıra kamusal alandan dışlanmasının da büyük bir hak ihlali olduğu ifade edildi. Kurum tabelalarından sokak isimlerine kadar uzanan "görünmez kılma" stratejilerine son verilmesi gerektiğini savunan EMEP, çocukların anadillerinden koparılmasının ve dil kullanımı nedeniyle karşılaşılan yaptırımların demokratik bir toplum yapısıyla bağdaşmadığını belirtti.
Demokratik çözümün anahtarı dil hakları
Gündemdeki çözüm süreçlerine de değinen parti temsilcileri, gerçek bir demokratikleşmenin ancak halkın kendi kimliğini ve dilini özgürce ifade edebileceği bir düzende mümkün olabileceğini savundu. Açıklamada, Kürtçenin sadece kültürel bir öğe değil, bu toprakların kadim bir mirası olduğu hatırlatılarak şu çağrıda bulunuldu:
"Anadilinde eğitim hakkının yasal güvence altına alınması, kamu hizmetlerinde Kürtçe desteğinin sağlanması ve medya ile sanat alanlarındaki yasakların kaldırılması ertelenemez bir ihtiyaçtır. Barışın ve bir arada yaşamın yolu, tüm halkların kendi diliyle var olabildiği demokratik bir zeminden geçmektedir. Anadil olmadan yaşam olmaz anlayışıyla, herkesi diline ve kimliğine sahip çıkmaya çağırıyoruz."