usd
43,0228
eur
50,5339
gbp
57,9624
btc-USD
88.861,47
Haber Yazar Genel 2 Ocak 2025 Cuma Hutbesi yayınlandı! Diyanet 2 Ocak 2026 Cuma Hutbesi konusu ne

2 Ocak 2025 Cuma Hutbesi yayınlandı! Diyanet 2 Ocak 2026 Cuma Hutbesi konusu ne

Diyanet İşleri Başkanlığı, 2 Ocak 2026 tarihli Cuma hutbesini yayımladı. Bu haftaki hutbede inanç, tefekkür ve Allah’a iman temasına vurgu yapılırken, “Her şey Allah’ı anlatır” başlığı öne çıktı.

KAYNAK: HABERYAZAR
Okunma Süresi: 5 dk

Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan 2 Ocak 2026 Cuma hutbesi kamuoyuyla paylaşıldı. Türkiye genelindeki camilerde okunacak hutbe, her hafta olduğu gibi Müslümanların manevi hayatına rehberlik eden mesajlar içeriyor.

PDF, Word ve MP3 formatlarında yayımlanan hutbe metni, vatandaşlar tarafından yoğun ilgi görürken “Bu hafta cuma hutbesinin konusu ne?” sorusu da arama motorlarında öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.

Bu haftaki hutbenin konusu ne

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından açıklanan 2 Ocak 2026 Cuma hutbesinin ana teması “Her şey Allah’ı anlatır” oldu. Hutbede, kâinattaki düzenin ve yaratılışın insanı tefekküre davet ettiği vurgulanırken, imanın insan hayatındaki merkezi rolüne dikkat çekildi.

İman ve tefekkür vurgusu

Hutbede, evrendeki kusursuz düzenin Allah’ın varlığına ve birliğine işaret ettiği ifade edildi. Ayet ve hadisler ışığında, inançsızlığın insanı mutsuzluğa sürüklediği, imanın ise huzur ve güven kaynağı olduğu dile getirildi. Allah’a iman eden kimsenin kalbinin doğruya yöneltileceği hatırlatıldı.

Kötülük ve sorumluluk bilinci

Metinde, yeryüzünde yaşanan kötülüklerin Allah’tan değil, insanın kendi tercihlerinden kaynaklandığına vurgu yapıldı. Kur’an-ı Kerim’den örneklerle, zulmün insanın kendi nefsine yaptığı bir haksızlık olduğu belirtildi.

Peygamberler ve vahyin rehberliği

Hutbede ayrıca, peygamberlerin insanlığa rehber olarak gönderildiği, ilahi kitapların doğru ile yanlışı ayırt etme noktasında yol gösterici olduğu ifade edildi. Hz. Muhammed’in son peygamber olduğu ve Kur’an-ı Kerim’in insanlık için en büyük rehber olduğu vurgulandı.

Toplumsal sorumluluk çağrısı

Hutbenin son bölümünde, Müslümanlara önemli sorumluluklar hatırlatıldı. İnançsızlık girdabında kalan insanlara doğru yolu anlatmanın, gençlere ve çocuklara Allah sevgisini sevgi diliyle aktarmanın önemi vurgulandı. Peygamber Efendimiz’in, bir kişinin hidayetine vesile olmanın büyük bir kazanç olduğuna dair hadisine yer verildi.

2 Ocak 2026 Cuma hutbesi

Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan 2 Ocak 2026 Cuma hutbesi şu şekilde:

HER ŞEY ALLAH’I ANLATIR

Muhterem Müslümanlar!

İbret nazarıyla etrafına bakan bir insan, her şeyi yoktan var eden, şekillendiren ve idare eden bir yaratıcının olduğunu idrak eder. Gezegenlerin hiç sapmadan yörüngelerinde akıp gitmesi, güneşin yeryüzünü aydınlatması, ayın ve yıldızların bir kandil gibi geceyi süslemesi, bize adeta ‘Rabbini unutma!’ diye haykırır. Her köşesi hikmetle bezenmiş dünyamız, bizi, bir tek olan Allah’a çağırır. Kur’an-ı Kerim; “Onlar göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yeryüzünün nasıl yayıldığına bakmazlar mı?”[1] sorularıyla bizi tefekküre davet eder.

Aziz Müminler!

İnsanı mutsuzluğa götüren nedenlerin başında inançsızlık gelmektedir. Zira inançsızlık, hayatı anlamsızlaştırır. İnsanı yalnızlaştırır. Kişide, sorumluluk bilincinin kaybolmasına sebep olur.

İmandır o cevher ki İlâhî ne büyüktür…

İmansız olan paslı yürek sinede yüktür!

Bir yaratıcının varlığına inanmak, onun her an yanında olduğunu bilmek ise insana huzur ve güven verir. Kişiyi anlamsızlık karanlığından kurtarır. Ayet-i kerimede bu hususa şöyle işaret edilir: “…Kim Allah’a iman ederse, Allah onun kalbini doğruya iletir. Allah her şeyi hakkıyla bilendir.”[2]

Değerli Müslümanlar!

Hayata dair soruların cevaplarını Yüce Yaradan’ı inkâr ederek bulamayız. Nereden geldiğimizi, nereye gittiğimizi, neden ve niçin yaratıldığımızı vahy-i ilâhî olmadan bilemeyiz. İtaat ve isyan sınırlarının Cenâb-ı Hak tarafından belirlenmediği bir dünyada neyin iyi, neyin kötü olduğunu tam anlamıyla kavrayamayız.

Kıymetli Müminler!

Yeryüzünde yaşanan hiçbir kötülüğün müsebbibi Allah Teâlâ değildir. O, kullarına karşı çok merhametlidir. Cenâb-ı Hak, insanların iyiliğini ister. Kötülük yapmalarına, zulme düşmelerine de asla rıza göstermez. Hal böyleyken nefsine uyan, hevâ ve hevesine tabi olan insanlar, kötülüğe ve zulme sebep olmuş, olmaya da devam etmektedir. Kur’an-ı Kerim’de, “Gerçek şu ki Allah insanlara zerre kadar zulmetmez, ancak insanlar kendilerine zulmederler”[3] buyrularak bu hakikate işaret edilmektedir.

Aziz Müslümanlar!

Yüce Rabbimiz; kaynağını vahiyden alan peygamberleri, müjdeleyici ve uyarıcı olarak göndermekle kullarına büyük bir lütufta bulunmuştur. Her birisi hidayet rehberi olan; hak ile bâtılı, doğru ile yanlışı beyan eden ilâhî kitapları indirmekle insanlığın huzur ve mutluluğunu istemiştir. Bu ilâhî silsilenin son halkasını, Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s) ve ona gönderilen Kur’an’ı Kerim ile kemale erdirmiştir. Ebedi ahiret yurdunu yaratmakla; her hak sahibinin hakkını almasını, inanan ile inanmayanların ayırt edilmesini murat etmiştir.

Kıymetli Kardeşlerim!

Bugün, içinde bulunduğumuz sorumluluk; inançsızlık girdabında boğulan insanlara gönül dünyamızı açmak, ilâhî mesajları onlarla buluşturmaktır. Peygamber Efendimiz (s.a.s)’in sünnet-i seniyye membaı ile gençlerimizin inanca dair susuzluklarını gidermeye çalışmaktır. Çocuklarımızın gönüllerine tatlı dil ve güler yüzle Allah sevgisini nakşetmektir. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in şu nasihatini kendimize rehber kılmaktır: “Senin vesilenle Allah azze ve celle’nin bir kişiyi hidayete erdirmesi, senin için güneşin üzerine doğduğu ve battığı her şeyden daha hayırlıdır.”[4]

[1] Gâşiye, 88/18-20.

[2] Tegâbün, 64/11.

[3] Yûnus, 10/44.

[4] Taberânî, el-Mu’cemü’l-Kebir, I, 315.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *