Şişli’de işlenen ve uzun süredir faili meçhul kalan Çağla Tuğaltay cinayetiyle ilgili dosyada beklenen hareketlilik başladı; şüpheli listesindeki isimler için adli tıp süreci devreye girdi.
İstanbul’da 5 Haziran 2000 tarihinde evinde ölü bulunan lise öğrencisi Çağla Tuğaltay’ın trajik hikayesinde, aradan geçen çeyrek asra rağmen adalet arayışı sürüyor. Soruşturmanın seyrini değiştirecek en önemli adımlardan biri, ailenin avukatı Buket Gül’ün girişimleriyle atıldı. O dönemde parmak izi alınmayan ve günümüzde hayatta olmayan dört şüpheli için talep edilen feth-i kabir işlemlerinin ilk aşaması, Lütfi Şerbetçi’nin mezarının açılmasıyla başlatıldı.
Dosyaya Eklenen Yeni İsimler ve Soruşturma Süreci
Soruşturma sürecinde sadece mezar açma işlemleri değil, farklı olay dosyalarından elde edilen bulgular da mercek altına alınıyor. Edinilen güncel bilgilere göre, 2026 yılı Şubat ayında Eskişehir’de şüpheli bir şekilde hayatını kaybeden İlkay Tokkal’a ait parmak izi verileri, Çağla Tuğaltay dosyasının çözümünde kullanılmak üzere sisteme entegre ediliyor. Bu hamle, cinayetin çözülmesine yönelik delil ağının genişletildiğini gösteriyor.
Bayram Öncesi Kritik Takvim
Feth-i kabir süreci sadece Lütfi Şerbetçi ile sınırlı kalmayacak. Hukuki süreç kapsamında ikinci bir mezar açma işlemi daha planlanırken, yetkililer tüm işlemlerin bayram tatilinden önce nihayete erdirilmesini hedefliyor. Adli makamların titizlikle yürüttüğü çalışmalarda, sadece mezarlardan alınan örnekler değil, geçtiğimiz Cuma günü soruşturma dosyasına dahil edilen yedi yeni DNA örneği de failin kimliğinin belirlenmesi noktasında kritik rol oynayacak. Avukat Buket Gül’ün daha önce kamuoyuyla paylaştığı İsmail Hakkı Ç., Fehmi S. ve Bülent S. gibi isimlerin de dosyada mercek altında tutulmaya devam ettiği belirtiliyor.