Henüz beş yaşında bir çocukken köyünden koparılan Rahme Abdurrazık Hammad, hayatının yedi sekiz on yılını değil, tüm ömrünü yerinden edilme korkusuyla geçirdiğini belirterek, yaşadıklarını bitmeyen bir döngü olarak tanımlıyor.
Filistin topraklarında 1948 yılında yaşanan Büyük Felaket (Nekbe), bugün 83 yaşında olan Rahme Abdurrazık Hammad için asla kapanmayan bir yara oldu. Hayfa’nın Sindiyane köyünden henüz çocuk yaşta ayrılmak zorunda kalan Hammad, on yıllar sonra Cenin’de kurduğu düzenin İsrail ordusunun 2025 yılı başındaki saldırılarıyla bir kez daha yerle bir olmasına tanıklık etti.
Eski Bir Anıdan Günümüze Uzanan Travma
Çocukluk yıllarına dair anılarını bugün hala taze tutan Hammad, ailesiyle birlikte yaşadığı o ilk kaçış gününü kaos ve korku dolu bir hafıza olarak nitelendiriyor. Köy köy dolaşarak sonunda Cenin’e sığınan ailesinin burada büyük emeklerle bir yuva kurduğunu anlatan Hammad, yıllarca mülteci kampını kendi evleri bellemişti. Ancak 21 Ocak 2025 itibarıyla Cenin ve çevre kamplarda yeniden başlayan operasyonlar, 83 yaşındaki kadını yeniden yollara düşmeye zorladı. Şu an Ez-Zebabde’de küçük bir odada hayata tutunmaya çalışan Hammad, evinin yıkılmasının sadece fiziksel bir kayıp değil, bir tarih ve güven duygusunun da yitimi olduğunu ifade ediyor.
Nekbe Bir Tarih Değil, Süreklilik
Hammad, yaşananları sadece geçmişte kalan bir olay olarak değil, günümüze sarkan bir süreç olarak görüyor. Sekiz oğlu ve dört kızıyla bir arada, büyük bir aile çatısı altında yaşadıkları huzurlu günlerin yerini bugün parçalanmışlığın aldığını belirten Hammad, çocuklarının ve torunlarının da aynı acıları çekmesinden büyük üzüntü duyuyor. 1948’de akrabalarından ayrı düşen neslin, bugün benzer bir tabloyla karşı karşıya kalmasını trajik bir döngü olarak tanımlayan Hammad, "Biz bitti sanmıştık, meğer Nekbe hiç bitmemiş" diyerek hüznünü dile getiriyor.
Tüm bu zorluklara rağmen dönüş umudunu koruyan Hammad, ileri yaşına rağmen hem Cenin’e hem de atalarının toprakları olan köyüne dönebilme hayalini canlı tuttuğunu vurguluyor. Ona göre mücadele, bir yerden başka bir yere sürüklenirken bile hafızayı ve aidiyeti koruyabilmekten geçiyor.