Haber Yazar Genel 85 yaşında ikinci sürgün: Bir ömürlük hafıza Nekbe'nin bitmediğini haykırıyor

85 yaşında ikinci sürgün: Bir ömürlük hafıza Nekbe'nin bitmediğini haykırıyor

Filistin halkının kolektif hafızasında 15 Mayıs 1948, topraklarından koparıldıkları ve büyük bir yıkımla yüzleştikleri Nekbe'nin başlangıç noktası olarak yer alıyor.

Okunma Süresi: 2 dk

Tarihe Büyük Felaket olarak geçen 1948 yılındaki yerinden edilme sürecinin canlı tanıklarından biri olan Dalal Musa, aradan geçen 78 yıla rağmen acının tazeliğini koruduğunu ve Gazze'deki son saldırılarla aynı dramın yeniden sahnelendiğini anlattı.

Filistin halkının kolektif hafızasında 15 Mayıs 1948, topraklarından koparıldıkları ve büyük bir yıkımla yüzleştikleri Nekbe'nin başlangıç noktası olarak yer alıyor. Ancak 85 yaşındaki Dalal Musa için bu tarih, sadece geçmişte kalmış bir anı değil, bugün Gazze'de evsiz kalan binlerce insanla paylaştığı güncel bir trajedinin ismi.

Dört yaşında başlayan göç serüveni

Dalal Musa, henüz dört yaşındayken Fevahir'deki evinden koparılıp bir çömlek atölyesinde onlarca aileyle birlikte yaşamaya mahkum edildiği o ilk yılları dün gibi hatırlıyor. Yıllar süren kamplar sürecinin ardından Şati Mülteci Kampı'na yerleşen Musa, altı kız ve dört erkek evlat yetiştirdiği yuvasında tam 60 yıl geçirdi. Ancak bölgedeki son saldırılar, onu hayatının sonbaharında yeniden bilinmez bir göç rotasına zorladı.

Han Yunus'tan Refah'a uzanan zorlu yolculuk

İsrail'in Gazze'deki saldırıları, Musa'yı bir kez daha doğup büyüdüğü topraklardan sürgün etti. Han Yunus, Refah ve Deyr el-Belah arasında sürekli yer değiştiren Musa, bu süreci "Bir Nekbe'den diğerine geçiyoruz, 1948'de yaşananların birebir aynısını tekrar yaşıyoruz" sözleriyle tanımlıyor. Yaşadığı tüm zorluklara rağmen hayata tutunmaya çalışan Filistinli kadın, bu süreçte kaybettiği evladı ve yakınlarının acısını da kalbinde taşıyor.

Son dilek: Eve dönüş

Şu an tekrar Şati Mülteci Kampı'nda bulunan Musa'nın en büyük arzusu, hayatının geri kalanını geçireceği huzurlu bir ortam değil, sadece kısa bir süreliğine de olsa köklerinin olduğu Beyt Circa'daki evine ayak basabilmek. "Ölmeden önce iki ay evimde kalsam, başka hiçbir şey istemem" diyerek vatan hasretini dile getiren Musa, sadece kendi adına değil, yerinden edilen tüm Filistinliler adına dönüş umudunu korumaya devam ediyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *