Üç gün süren sert değer kaybının ardından yatırımcıların alım fırsatlarını değerlendirmesiyle altın fiyatlarında sınırlı bir yükseliş gözlemleniyor.
Küresel piyasaların gözü kulağı ABD Merkez Bankası'nın (Fed) son kararlarındaydı. Faiz oranlarını sabit tutma kararı piyasa beklentileriyle örtüşse de, banka içindeki görüş ayrılıkları yatırımcıların dikkatini çekti. Üst üste üç seansta yüzde 3,4 oranında değer kaybeden külçe altın, bu baskının ardından yüzde 0,7'lik bir toparlanma göstererek ons başına 4.580 dolar seviyesinin üzerine tırmandı.
Fed cephesinde derin görüş ayrılığı
Fed’in Çarşamba günü aldığı karar, 1992 yılından bu yana bir ilk olma özelliği taşıyor. Federal Açık Piyasa Komitesi’nde dört yetkilinin karara muhalif kalması, bankanın politika görünümündeki belirsizliği gözler önüne serdi. Bazı üyelerin faiz indirimi sinyallerine karşı çıkarak daha şahin bir duruş sergilemesi, piyasalardaki tedirginliği artıran temel unsurlardan biri oldu.
Tahvil getirilerindeki hareketlilik ise yatırımcıların enflasyon endişelerini tetikliyor. İki yıllık tahvil getirilerinin 2022 yılından bu yana bir Fed karar gününde kaydedilen en sert yükselişi yaşaması, faiz getirisi olmayan altın için uzun vadeli riskler barındırıyor.
Enerji krizi ve jeopolitik baskı
Altın fiyatları üzerindeki tek baskı unsuru Fed politikaları değil. Orta Doğu’daki çatışmaların enerji piyasalarını domine etmesi, değerli metali Nisan ayında da negatif bölgede tutuyor. ABD-İran hattındaki gerilimin devam etmesi ve Hürmüz Boğazı'ndaki sevkiyat krizleri, Brent petrolü 120 dolar bandına taşıyarak piyasalardaki oynaklığı artırdı. Savaşın başladığı Şubat ayından bu yana altın yaklaşık yüzde 13 oranında değer kaybetti.
Merkez bankalarından stratejik hamle
Piyasadaki tüm bu olumsuzluklara rağmen, Dünya Altın Konseyi’nden gelen veriler umut verici bir tablo çiziyor. Yılın ilk çeyreğinde merkez bankalarının altın rezervlerini son bir yılın en yüksek hızında artırması, fiyatlardaki düşüşün güçlü bir alım dalgasıyla karşılandığını gösteriyor. Kurumsal düzeydeki bu talep, bireysel yatırımcıların satışlarını dengeleyerek piyasada bir destek noktası oluşturuyor.