Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen 11. Amed Uluslararası Tiyatro Festivali, altıncı gününde sanatın iyileştirici gücünü merkeze alan performanslara ve hafıza odaklı tartışmalara sahne oldu.
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu (DBŞT) tarafından "Barış İçin Diyalog" mottosuyla organize edilen festival, yerel ve uluslararası sanatçıları aynı çatı altında buluşturmaya devam ediyor. Sahnelenen oyunların yanı sıra gerçekleştirilen atölye ve eleştiri oturumları, tiyatronun toplumsal travmalarla yüzleşmedeki dönüştürücü etkisini bir kez daha gözler önüne serdi.
Hafıza ve Yüzleşme Üzerine Bir Yolculuk
Festivalin dikkat çeken etkinliklerinden biri, Çand Amed Kültür ve Kongre Merkezi’nde düzenlenen "Yaralar Sonsuza Dek Kalır" başlıklı okuma performansı oldu. Tiyatro yazarı Dr. Sivan Ben Yishai ve akademisyen Dr. Lazardzig Jan Hendrik’in katılımıyla gerçekleşen oturumda, bireysel yaraların toplumsal hafızadaki izleri masaya yatırıldı. Yishai, kurban ve fail psikolojisinin kesişim noktalarını irdeleyen metniyle izleyicilere derinlikli bir deneyim sunarken, Hendrik ise Almanya örneği üzerinden tiyatro mimarisinin geçmişle hesaplaşmadaki rolüne vurgu yaptı. Hendrik, şeffaf mimari anlayışın, otoriter dönemlerin anıtsal estetiğine karşı bir başkaldırı olduğunu belirtti.
Adalet ve Travmanın Sahne Dili
Halepçe’den gelen yönetmen Khalat Nawzad Othman’ın sahneye taşıdığı "Unutulmaz Bir Gece" adlı oyun, M. Emin Yalçınkaya Tiyatro Salonu’nda izleyicilerle buluştu. Diktatörlük rejimlerinin birey üzerinde yarattığı fiziksel ve psikolojik tahribatı, devrimci bir kadının perspektifinden anlatan eser, adalet arayışının ve travmatik geçmişin izlerini çarpıcı bir dille sahneye yansıttı. Oyun, izleyicilerde derin bir etki bırakarak hesaplaşma temasını merkeze aldı.
Sahne ile Seyirci Arasındaki Köprüler
Festivalin en coşkulu anları ise Nijeryalı yönetmen Sunday Ododo’nun "Connecting Bridges" performansında yaşandı. Minimalist bir sahneleme ile beden dilini ve hareketi ön plana çıkaran gösteri, oyuncu ile izleyici arasındaki mesafeyi tamamen ortadan kaldırdı. Empati ve diyaloğun önemini vurgulayan performansın finalinde, oyuncuların izleyicileri sahneye davet ederek birlikte gerçekleştirdikleri barış dansı, salonu bir şölen alanına dönüştürdü. Sanatı sadece izlenen değil, birlikte inşa edilen bir deneyime dönüştüren festival, barışın ritmini Diyarbakır’ın kalbinde büyütmeyi sürdürüyor.