Yüksek Mahkeme Türk Medeni Kanunundaki süresiz yoksulluk nafakası hükmünü iptal ederken TBMMye yeni bir yasal zemin oluşturması için dokuz aylık süre tanıdı.
Uzun süredir hukuk camiası ve toplum nezdinde tartışılan süresiz nafaka uygulaması hakkında Anayasa Mahkemesi önemli bir karara imza attı. Antalya 12. Aile Mahkemesinin başvurusu üzerine konuyu Genel Kurul gündemine taşıyan Yüksek Mahkeme, 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 175. maddesinde yer alan yoksulluk nafakasının süresiz ödenmesini öngören düzenlemeyi oy çokluğuyla iptal etti.
Kararın hukuki yansımalarını değerlendiren hukukçular, yapılan düzenlemenin mevcut boşanma dosyalarını doğrudan etkilemeyeceği görüşünde birleşiyor. İptal kararının yürürlüğe girmesi için dokuz aylık bir geçiş süreci belirlenmiş durumda.
Mevcut nafaka yükümlülüklerinde değişim beklenmiyor
Hukuki süreçle ilgili değerlendirmelerde bulunan Avukat Eyyup Arıcan, iptal kararının halihazırda kesinleşmiş mahkeme kararları üzerinde bir hükmü bulunmadığını ifade etti. Arıcan, daha önce bağlanmış eş nafakaları ile çocuklara yönelik iştirak nafakası ödemelerinin mevcut haliyle devam edeceğini belirtti. Kararın, sadece eşlere yönelik yoksulluk nafakasını kapsadığı, çocukların menfaatine yönelik nafakalar üzerinde ise bir değişikliğe gidilmediği vurgulandı.
Parlamentonun atacağı adımlar belirleyici olacak
Anayasa Mahkemesinin tanıdığı dokuz aylık süre, Türkiye Büyük Millet Meclisinin konuya ilişkin yeni bir yasal çerçeve oluşturması için ayrılmış durumda. Arıcan, bu süre zarfında parlamentonun yeni bir kanun teklifi hazırlamasının beklendiğini dile getirdi.
Eğer Meclis bu süre içerisinde yeni bir düzenleme hayata geçirmezse, mahkemelerin boşanma davalarında tarafların ekonomik ve sosyal durumlarını dikkate alarak takdir yetkisini kullanması gerekecek. Bu senaryoda artık ömür boyu nafaka gibi kesin ve süresiz bir yükümlülük kararı verilmesinin önüne geçilmesi öngörülüyor. Yeni yasal altyapı oluştuktan sonra, nafaka yükümlüsü olan vatandaşların mahkemelere başvurarak mevcut durumlarının yeniden değerlendirilmesini talep etme hakkına sahip olabileceği değerlendiriliyor.