Güney Afrika Dışişleri Bakanı Ronald Lamola, Türkiye’nin İsrail’e karşı yürütülen hukuki mücadeleye verdiği güçlü desteğin altını çizerek, iki ülkenin süreci koordineli bir şekilde yönettiklerini vurguladı.
Güney Afrika Uluslararası İlişkiler ve İşbirliği Bakanı Ronald Lamola, Kruger Ulusal Parkı’nda gerçekleştirilen Güney Afrika Kalkınma Topluluğu (SADC) toplantıları sırasında önemli açıklamalarda bulundu. Lamola, Türkiye ile İsrail aleyhine Uluslararası Adalet Divanı'nda (UAD) açılan dava süreci hakkında yürüttükleri diplomatik ve hukuki iş birliğinin, küresel çapta adaletin tecellisi için kritik bir öneme sahip olduğunu belirtti.
Diplomatik kanallarda yoğun mesai
Bakan Lamola, Türkiye’nin davanın ilk aşamalarından itibaren sergilediği tutarlı ve net duruşun kendileri için büyük bir anlam ifade ettiğini dile getirdi. Ankara’nın davaya resmi müdahillik başvurusu yapmasıyla hukuki sürecin yeni bir boyut kazandığına değinen Lamola, saha çalışmalarından diplomatik lobi faaliyetlerine kadar pek çok alanda Türk makamlarıyla kesintisiz bir iletişim içinde olduklarını ifade etti. Bu yakın iş birliğinin, İsrail'in Gazze'deki eylemlerini uluslararası hukuk önünde sorgulatmak için temel bir dayanak oluşturduğu belirtiliyor.
UAD sürecinin hukuki evrimi
Güney Afrika’nın 29 Aralık 2023’te başlattığı dava, 1948 Soykırım Sözleşmesi’nin ihlal edildiği iddiasıyla uluslararası gündemin ilk sırasına yerleşmişti. Pretorya yönetiminin talepleri doğrultusunda mahkeme, 2024 yılı içerisinde üç farklı ara karara imza atarak İsrail'den soykırım tehlikesini bertaraf edecek önlemleri almasını ve düzenli ilerleme raporları sunmasını talep etti. İlerleyen dönemde başka ülkelerin de katılımıyla genişlemesi öngörülen bu hukuki girişimin, bölgedeki insani krizin çözümünde uluslararası toplum için bir baskı unsuru haline gelmesi hedefleniyor.