Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun, mevcut ekonomik veriler ışığında temmuz ayında asgari ücret artışı ihtimalinin zayıf olduğunu belirterek, vergi dilimlerinin çalışanların alım gücü üzerindeki baskısına dikkat çekti.
Türkiye iş gücü piyasasında temmuz ayı yaklaşırken gözler asgari ücret düzenlemelerine çevrildi. Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun, mevcut ekonomik program ve bütçe disiplini göz önüne alındığında, ücretlerde bir ara artış yapılmasının düşük bir ihtimal olarak değerlendirildiğini ifade etti. Erdursun, 28 bin 75 TL seviyesindeki net asgari ücretin, 35 bin TL'yi aşan açlık sınırı karşısında yetersiz kaldığını vurguladı.
Vergi dilimi baskısı maaşları eritiyor
Erdursun, sadece asgari ücretin değil, özel sektördeki tüm maaşların vergi dilimleri nedeniyle yıl içinde reel olarak azaldığına işaret etti. Uzman isim, brüt gelir üzerinden hesaplanan maaşların, yılın ilk aylarından sonuna doğru ilerledikçe vergi kesintileri nedeniyle ciddi oranda düştüğünü belirtti.
Paylaşılan verilere göre, brüt 50 bin TL kazanan bir çalışanın yıl başında 40 bin 200 TL olan net geliri, vergi dilimlerindeki değişimle yıl sonunda 36 bin 500 TL seviyesine iniyor. Benzer bir erime, daha yüksek gelir gruplarında da gözlemleniyor. Erdursun, 200 bin TL brüt geliri olan bir çalışanın ocak ve aralık ayları arasındaki net kazancı arasında yaklaşık 32 bin TL’lik bir fark oluştuğunu kaydetti.
Ekonomik tercih değil toplumsal ihtiyaç
Sosyal güvenlik primine esas kazanç tavanına yakın gelir elde edenlerde kayıp tablosunun daha derinleştiğini belirten Erdursun, mevcut sistemin çalışanlar üzerindeki mali yükünün sürdürülemez bir noktaya ulaştığını öne sürdü. Uzman isim, gerçekleşen enflasyon rakamları ve vergi politikalarının birleşimiyle ortaya çıkan bu tablonun, ücret düzenlemelerini bir ekonomik tercihten ziyade toplumsal bir gereklilik haline getirdiğini savundu.
Hükümetin mevcut ekonomi programı ve kurumsal açıklamaları dikkate alındığında, temmuz ayında bir iyileştirme yapılmaması durumunda, yıl sonuna kadar ücretlerin sabit kalacağı ve alım gücü kaybının derinleşeceği tahmin ediliyor.