Dijitalleşme adı altında hayata geçirilen yeni bankacılık uygulamaları, şube hizmetlerine erişimi kısıtlayarak özellikle ileri yaştaki vatandaşlar için büyük bir problem haline dönüştü.
Bankaların maliyet yönetimi gerekçesiyle 20 bin liranın altındaki işlemleri veznelerden almayarak ATM’lere yönlendirmesi, gözleri bankacılık sektörüne çevirdi. Söz konusu kısıtlama, hayatının büyük bölümünü şube hizmetleriyle geçiren emekli ve dul-yetim maaşı alan kesimi doğrudan mağdur ediyor. Banka personeliyle yüz yüze görüşüp işlemlerini tamamlamak isteyenlerden ise inisiyatif dışı ek masraflar talep ediliyor.
Güvenlik zaafiyeti endişesi büyüyor
Teknolojik cihazları kullanma konusunda aşina olmayan çok sayıda vatandaş, para çekme veya fatura ödeme işlemlerini gerçekleştirebilmek adına yabancılardan yardım istemek zorunda kalıyor. Uzmanlar, bu durumun şifre güvenliğini riske attığını ve dolandırıcılık vakalarına davetiye çıkardığını vurguluyor. Görme engeli bulunan veya okuma yazma düzeyi düşük olan vatandaşlar ise ATM ekranları karşısında dakikalarca beklemek zorunda kalarak ciddi bir psikolojik baskı yaşıyor.
Sosyal devlet anlayışına uygun mu?
Hukukçular ve tüketici temsilcileri, sektördeki dijital dönüşümün kapsayıcı olması gerektiğini savunuyor. Özellikle en düşük maaşlarla geçim mücadelesi veren vatandaşların, kendi parasına ulaşmak için ekstra ücret ödemeye mecbur bırakılması, sosyal devlet ilkeleriyle bağdaştırılmıyor. İlgili kesimler, bankaların kar odaklı yaklaşımlarından vazgeçerek, yaşlı ve engelli vatandaşlar için istisnai ve ulaşılabilir bir hizmet modeli geliştirmesi gerektiğini dile getiriyor.