Eski Devlet Başkanı Evo Morales’e yönelik bir kaçırılma operasyonu hazırlandığına dair sızdırılan belgeler, Bolivya’yı adeta barut fıçısına çevirdi. Morales’in kırsal konutunu abluka altına alan destekçileri "gelecek nesillerin selameti" için direnişe geçerken, bölgedeki havalimanı işgal edildi.
Bolivya, sosyal medyada dolaşıma giren ve güvenlik güçleri tarafından hazırlandığı öne sürülen operasyon planlarıyla sarsıldı. İddialara göre, ABD askeri unsurları ve yerel kolluk kuvvetleri, eski lider Evo Morales’i gözaltına almak veya kaçırmak üzere ortak bir strateji belirledi. Belgelerin ifşa edilmesiyle birlikte, Morales’in bulunduğu bölgeye akın eden binlerce sendika üyesi ve yerli topluluk mensubu, konutun çevresinde savunma hatları oluşturdu.
Havalimanı kapandı, yollar trafiğe kapatıldı
Ülkedeki gerilim, sokak eylemlerinin ötesine geçerek kritik altyapı noktalarına sıçradı. Cochabamba’daki Chimoré Havalimanı, operasyonu engellemek isteyen Morales yanlıları tarafından işgal edilerek uçuşlara kapatıldı. La Paz ve El Alto arasındaki ulaşım ağları da göstericiler tarafından kurulan barikatlar nedeniyle iki haftadır kesintiye uğramış durumda. Yerel kaynaklar, güvenlik güçlerinin müdahale ihtimaline karşı yolların taş ve kütüklerle kapatıldığını aktarıyor.
Kolombiya’dan krizin merkezine destek
Bölgedeki karışıklık uluslararası arenada da yankı uyandırdı. Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro, yaşananların bir "halk ayaklanması" olduğunu belirterek, Bolivya’daki jeopolitik baskılara karşı durulması gerektiğini savundu. Krizin barışçıl yollarla çözülmesi için hükümetinin arabuluculuğa hazır olduğunu ifade eden Petro’ya, Morales sosyal medya üzerinden teşekkürlerini iletti.
ABD’den iddialara karşı sert tepki
Hakkındaki iddiaların odağındaki ABD cephesinden ise yanıt gecikmedi. ABD Dışişleri Bakanlığı, ülkede yaşanan protestoları ve yol kesme eylemlerini "insani bir kriz" olarak nitelendirdi. Seçilmiş hükümeti devirmeye yönelik her türlü girişimi reddettiklerini vurgulayan Washington yönetimi, Bolivya hükümetinin ülkede düzeni yeniden sağlama çabalarına destek verdiğini duyurdu. Hükümet kanadı ise bazı bölgelerde protestocularla anlaşmaya varıldığını öne sürerek, güvenlik güçlerinin ölümcül silah kullanmadığı konusunda ısrarcı davranıyor.