Türkiye pazarında sağlanan vergi muafiyetleri ile ciddi satış rakamlarına ulaşan Çinli otomotiv devi BYD’nin, Manisa’daki fabrika projesinden vazgeçtiği iddiaları kamuoyunda geniş yankı buldu. Şirketin üretim rotasını Macaristan’a çevirmesi, sağlanan teşviklerin geri alınıp alınmayacağı konusundaki tartışmaları beraberinde getirdi.
Türkiye’de yaklaşık iki yıldır faaliyet gösteren ve elektrikli araç pazarında önemli bir pay elde eden BYD, Manisa’da hayata geçirmeyi planladığı 1 milyar dolarlık yatırım kararıyla dikkat çekmişti. Hükümetin yüzde 40 oranındaki ithal araç vergisinden muaf tuttuğu şirket, bu süre zarfında Türkiye genelinde 61 binin üzerinde araç satışı gerçekleştirdi. Sektör temsilcileri, bu süreçte markanın vergi avantajları üzerinden yaklaşık 500 milyon dolarlık bir ekonomik kazanç sağladığını belirtiyor. Ancak aradan geçen zamana rağmen fabrika inşaatına başlanmaması, gözlerin Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na çevrilmesine neden oldu.
Süreçten aylar önce haberdar olunduğu iddiası
Avrupa basınına yansıyan haberlerde, BYD’nin Macaristan’da tesis kurma planının aslında oldukça öncesine dayandığı öne sürüldü. Özellikle 2025 yılının sonlarında Le Monde gibi yayın kuruluşları, yatırımın Türkiye’nin teknoloji transferi talepleri nedeniyle tıkandığına dair analizlere yer vermişti. Şirket yöneticilerinin Macaristan üretim hattının 2026 sonunda faaliyete geçeceğini açıklaması, Türkiye’deki kamuoyu tepkilerini tetikledi. Muhalefet kanadı ise hükümeti, bu gelişmeleri kamuoyundan gizlemekle ve vergi kayıplarına göz yummakla itham etti.
Yasal yükümlülükler ve teşviklerin akıbeti
Bakanlık kaynakları, şirket ile imzalanan yatırım sözleşmesinin hukuken yürürlükte olduğunu ve tüm teminatların korunduğunu bildirdi. Yatırım taahhütlerinin karşılanmaması durumunda, mevzuat uyarınca sağlanan teşviklerin yasal faizleriyle birlikte geri alınacağını belirten yetkililer, süreç boyunca yerli ve yabancı tüm yatırımcılara eşit mesafede durulduğunu vurguladı. Öte yandan, Ankara’nın teknoloji transferi konusundaki ısrarlı taleplerinin, BYD ile olan görüşmelerin seyrini etkileyen temel faktörlerden biri olduğu değerlendiriliyor.
Ekonomik kayıplar ve denetim talepleri
Siyasi arenada ise yatırımın rafa kalkması, "kamu kaynaklarının korunması" tartışmasını başlattı. İYİ Parti kanadı, şirkete sağlanan vergi muafiyetlerinin telafisi için hangi mekanizmaların işletileceğini sorgularken, sektör uzmanları ise Avrupa Birliği'nin Çinli araçlara yönelik uyguladığı politikaların, Türkiye'deki üretim stratejisini doğrudan değiştirdiğini savunuyor. Eski otomotiv yöneticileri, BYD’nin Türkiye'yi bir üretim merkezinden ziyade gümrük birliği üzerinden Avrupa pazarına giriş kapısı olarak gördüğünü, Brüksel'den gelen engellemelerin ise yatırım kararını doğrudan etkilediğini öne sürüyor.
Şirketin Türkiye’deki faaliyetlerine ilişkin nihai kararın ne olacağı ve olası bir yaptırım sürecinin nasıl işleyeceği, önümüzdeki günlerde Bakanlık tarafından yapılacak resmi bilgilendirmelerle netlik kazanacak. Mevcut durumda, tarafların hukuki yükümlülüklerini nasıl yerine getireceği merak konusu olmaya devam ediyor.