Ankara kulislerinde "mutlak butlan" tartışmaları sürerken, CHP içindeki yeni strateji ve olası adaylık senaryoları parti gündeminin merkezine yerleşti.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) cephesinde hareketlilik hız kesmiyor. Özellikle partideki iç dengelerin yeniden şekillendiği bu süreçte, "mutlak butlan" tartışmalarının hukuki boyutu ve partinin gelecekteki adaylık süreci üzerine yoğun bir spekülasyon dönüyor. Kemal Kılıçdaroğlu’nun yakın zamanda yaptığı "Kimse susmamı beklemesin" şeklindeki çıkışı, parti içi stratejilerin yeniden gözden geçirildiği şeklinde yorumlanıyor.
Hukuki tartışmalarda son durum
CHP içinde tartışılan mutlak butlan davası konusunda hukuki bir karmaşa yaşanıyor. Birçok kişi nihai kararın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nde olduğunu düşünse de, uzmanlar durumun farklı olduğuna dikkat çekiyor. Yasal süreçlerde bu tür kararların kesinleşmesi için Yargıtay aşamasının beklenmesi gerektiği, aksi takdirde uygulamanın hukuki zemininin oluşmayacağı belirtiliyor. 2018 yılındaki Cumhuriyet Gazetesi vakıf seçimleri örneği de, sürecin Yargıtay onayı olmadan sonuçlanamayacağını net bir şekilde ortaya koyuyor. Siyasi Partiler Kanunu ve YSK düzenlemeleri göz önüne alındığında, bu tür bir butlan kararının hayata geçirilmesinin oldukça güç olduğu ifade ediliyor.
Faik Öztrak ismi neden öne çıkıyor?
Kulislerde sadece hukuki süreçler değil, olası adaylık isimleri de yüksek sesle konuşulmaya başlandı. Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığı beklenirken, Faik Öztrak ismi son dönemde dikkat çekici bir şekilde öne çıkıyor. Öztrak’ın parti içindeki derin kökleri, bu ismin stratejik bir hamle olarak öne çıkarılmasında etkili oluyor.
Öztrak ailesinin CHP tarihindeki yeri, dededen toruna uzanan bir siyasi miras niteliğinde. Milli Mücadele döneminden bu yana partinin içinde yer alan, bakanlık ve üst düzey görevlerde bulunan Öztrak ailesi, parti içerisinde ciddi bir "kökten CHP'lilik" referansı olarak görülüyor. DPT kökenli bir ekonomist olan ve Kemal Derviş ile birlikte kritik görevlerde bulunan Faik Öztrak’ın, il ve ilçe kongreleri sonrası belirlenen büyük kongre stratejisinde önemli bir koz olarak kullanılacağı konuşuluyor. Ancak tüm bu hazırlıklara rağmen, kulislerdeki genel kanı, yolun sonunda yine Kemal Kılıçdaroğlu’nun olduğu yönünde birleşiyor.