Türkiye’de fabrika kurma taahhüdünü askıya alan BYD’nin sağlanan vergi muafiyetleri ile pazara girdiği süreç, yerli üretici Togg üzerindeki rekabet baskısını tartışmaya açtı.
Türkiye pazarına 1 milyar dolarlık üretim tesisi kurma sözü vererek giriş yapan Çinli otomotiv üreticisi BYD’nin, bu taahhüdünü ertelemesi sektörde geniş çaplı bir tartışmayı beraberinde getirdi. Şirketin yatırım vaadi karşılığında elde ettiği gümrük vergisi muafiyetleri sayesinde, 2024 yılından bu yana 53 bin civarında aracı herhangi bir vergi yüküyle karşılaşmadan ithal ettiği belirtildi. Söz konusu durumun kamu maliyesinde yaklaşık 38,5 milyar liralık bir vergi kaybına yol açtığı öne sürülüyor.
Ekonomik beklentilerin ötesinde, bu gelişmenin yerli otomobil markası Togg’un pazar payını olumsuz etkilediği iddia ediliyor. Sektör temsilcileri, yatırım taahhüdüyle sağlanan ayrıcalıkların haksız bir rekabet ortamı yarattığına dikkat çekerek, bu avantajlı sürecin yaşanmaması durumunda Togg’un satış rakamlarının 40 bin adet daha fazla olabileceği değerlendirmesini yapıyor.
Yatırım ortamına yansıyan belirsizlikler
Sektörel kaynaklar, BYD’nin yatırım kararını durdurmasının Türkiye’nin uluslararası yatırımcı nezdindeki imajına zarar verebileceği konusunda uyarıda bulunuyor. Volkswagen örneğinden sonra benzer bir sürecin BYD ile yaşanmasının, Türkiye’yi yatırım planlarında "tercih edilmeyen ülke" konumuna sürükleyebileceği öngörülüyor. Ayrıca, bu projenin hayata geçmemesinin, doğrudan ve dolaylı yollarla yaklaşık 25 bin kişilik istihdam kaybına yol açabileceği belirtiliyor.
Yan sanayi ekosistemi üzerindeki baskı
BYD fabrikasının sadece ana montaj tesisi olarak değil, geniş bir yan sanayi ağıyla birlikte değerlendirildiği ifade ediliyor. Manisa, İzmir, Kocaeli ve Bursa gibi şehirleri kapsayan geniş bir tedarik zinciri hedefinin rafa kalkması, yerli üreticilerin yatırım planlarını da sekteye uğrattı. Uzmanlar, lastikten cama ve cıvataya kadar uzanan geniş bir üretim gamında faaliyet gösteren yan sanayicilerin, Çinli firmanın çekilme kararıyla birlikte ciddi bir belirsizlik içine girdiğini vurguluyor.
Önümüzdeki süreçte, hükümetin otomotiv sektöründeki vergi düzenlemeleri ve yabancı yatırımcı teşviklerine yönelik nasıl bir strateji izleyeceği merak konusu olmaya devam ediyor. Özellikle yerli markaların korunmasına yönelik atılacak adımların, sektörün gelecekteki yatırım iştahı üzerinde belirleyici bir rol oynaması bekleniyor.