Akademik kadronun itirazlarına rağmen 20 bin dolar ödeyen herkesin Tıp ve Diş Hekimliği fakültelerine kayıt yaptırabildiği bir sistemin kurulduğu iddia edildi. Eski rektörün ifşa ettiği belgeler, üniversitedeki usulsüzlüklerin boyutunu gözler önüne serdi.
Gaziantep Üniversitesi'nde (GAÜN) patlak veren usulsüzlük iddiaları, eğitim kurumlarının nasıl bir ticarethaneye dönüştürüldüğünü acı bir şekilde kanıtlıyor. İddialara göre, Tıp ve Diş Hekimliği bölümleri için oluşturulan özel bir "kayıt borsası" üzerinden, kişi başı 20 bin dolar karşılığında öğrenci kabul edildiği öne sürülüyor. Skandal, YÖK'ün farklı bir mali soruşturma kapsamında başlattığı incelemeler esnasında gün yüzüne çıktı.
Rektörün sosyal medya ifşası süreci başlattı
Üniversitedeki karanlık dönemin detayları, eski rektör Prof. Dr. Ali Gür'ün sosyal medya üzerinden paylaştığı delillerle kamuoyuna yansıdı. WhatsApp yazışmaları ve resmi kayıtları takipçileriyle paylaşan Gür, yapılan işlemlerin tamamen bilinçli bir "menfaat ağı" içerisinde yürütüldüğünü ifade etti. Özellikle 2021-2024 yılları arasını kapsayan bu dönemde, aracı firmaların devreye sokularak yurt dışından "garantili giriş" vaadiyle öğrenci getirildiği ve bu sayede haksız kazanç sağlandığı belirtiliyor.
Akademik itirazlar rektörün duvarına çarptı
Sistemin işleyişine karşı çıkan öğretim üyeleri, fakültelerdeki öğrenci sayısının kapasiteyi aşmasına ve eğitim kalitesinin düşmesine tepki gösterdi. Ancak iddialara göre, dönemin rektörü Arif Özaydın, kontenjan artışı taleplerine karşı "Ben rektörüm, istediğim kadar alırım" diyerek süreci yönetti. Yine o dönemde görev yapan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ayşe Balat'ın da, sınıfların fiziki imkanlarını zorlayan bu usulsüz kayıt sürecine onay verdiği ve karşı çıkan akademisyenlere yönelik baskı uyguladığı iddialar arasında yer alıyor.
Genişleyen soruşturma ağında neler var?
Daha önce Teknopark AŞ üzerinden yürütülen GES projesindeki kamu zararıyla dikkatleri üzerine çeken üniversite yönetimi, şimdi de "öğrenci borsası" dosyasıyla karşı karşıya. YÖK Denetleme Kurulu tarafından başlatılan incelemelerin, sadece mali konularla sınırlı kalmayıp, kayıt süreçlerini de içine alacak şekilde derinleştirilmesi bekleniyor. Eski rektör Gür, elindeki belgelerin adli makamlarca detaylıca incelenmesi durumunda, üniversite içerisindeki bu rant düzeninin tüm aktörlerinin net bir şekilde ortaya çıkacağını savunuyor.