lerde, mevcut F-16 tipi uçakların görev sürelerinin uzatılmasının ötesinde, adadaki askeri varlığın istikrarlı bir yapıya kavuşturulması hedeflendiği belirtiliyor. İlerleyen süreçte operasyonel ihtiyaçlara göre F-4 Phantom gibi farklı uçak modellerinin de bölgede görev alabileceği değerlendiriliyor. Bu adımın, yalnızca hava unsurlarıyla sınırlı kalmayacağı, deniz kuvvetlerini de kapsayacağı ifade ediliyor.
Halihazırda bölgede bulunan ve ileri teknoloji hava savunma sistemleriyle donatılan Yunan fırkateyni “ELLİ”nin, Rum tarafının ilan ettiği Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) sınırları içerisinde sürekli devriye faaliyetleri yürüteceği aktarıldı.
Avrupa menşeli savunma ortaklıkları
Güney Kıbrıs’ın askeri stratejisindeki diğer bir önemli gelişme ise Fransa ile kurulan savunma bağı olarak öne çıkıyor. İki taraf arasında imzalanan yeni Kuvvetler Statüsü Anlaşması’nın (SOFA), bölgedeki ortak tatbikatlar ve askeri konuşlandırmalar için hukuki bir çerçeve sunduğu kaydedildi. Analistler, bu girişimlerin Güney Kıbrıs’ın bölgedeki kritik altyapılarını korumaya yönelik bir "yeni güvenlik denklemi" arayışı olduğunu öne sürüyor.
Bölgedeki bu askeri tahkimatın, Doğu Akdeniz’deki enerji jeopolitiği üzerindeki etkileri ise yakından takip edilmeye devam ediliyor. Söz konusu planlamaların henüz resmi düzeyde nihai bir askeri anlaşmaya dönüşüp dönüşmediği ise diplomatik çevrelerce izleniyor.