Haber Yazar Genel Ekonomide alarm zilleri çalıyor: Kepenk kapatan işletme sayısı 10 bine dayandı

Ekonomide alarm zilleri çalıyor: Kepenk kapatan işletme sayısı 10 bine dayandı

Türkiye ekonomisi, yüksek enflasyon ve artan maliyet baskısı altında zorlu bir dönemden geçiyor. Enerji ve akaryakıt zamlarının yanı sıra döviz kuru üzerindeki baskı, birçok işletmeyi sürdürülebilirlik kriziyle karşı karşıya bıraktı.

Okunma Süresi: 2 dk

TÜİK ve SGK verilerine yansıyan rakamlar, reel sektörün yaşadığı ağır daralmayı gözler önüne seriyor; yılın ilk iki ayında 326 bin kişi işsizler kervanına katıldı.

Türkiye ekonomisi, yüksek enflasyon ve artan maliyet baskısı altında zorlu bir dönemden geçiyor. Enerji ve akaryakıt zamlarının yanı sıra döviz kuru üzerindeki baskı, birçok işletmeyi sürdürülebilirlik kriziyle karşı karşıya bıraktı. Sosyal Güvenlik Kurumu verileri, 2026 yılının sadece ilk iki ayında 9 bin 303 firmanın faaliyetlerini sonlandırdığını ortaya koyuyor. Bu süreçte sigortalı çalışan sayısı 17 milyon sınırından 16.6 milyon seviyelerine gerilerken, işsiz kalanların toplam sayısı 326 bin 696'yı buldu.

Tekstil sektöründe dramatik düşüş

İstihdamın lokomotifi sayılan hazır giyim ve tekstil sektörleri, son üç yılın en büyük kan kaybını yaşıyor. 2022 yılı sonundan bu yana bu iki ana sektörde istihdam edilen kişi sayısı yaklaşık 385 bin azalarak 837 bin seviyelerine düştü. Sadece son iki ayda 850’yi aşkın işletmenin havlu attığı sektörde, savaş ortamının ve belirsizliklerin devam etmesi durumunda kayıpların katlanmasından endişe ediliyor. Uzmanlar, özellikle emek yoğun sektörlerdeki bu hızlı erimenin, ekonominin genel yapısında kalıcı hasarlar bırakabileceği uyarısında bulunuyor.

Yanlış teşhis reel sektörü eritiyor

Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Erinç Yeldan, Türkiye’nin ekonomi yönetimini sert bir dille eleştirdi. Enflasyonun parasal olmayan köklerine rağmen sadece daraltıcı politikalarla çözülmeye çalışılmasının "yanlış bir teşhis" olduğunu belirten Yeldan, "Dövizi baskılayarak enflasyonu kontrol altına alabileceğini düşünen bir anlayışla karşı karşıyayız. Ancak bu durum, krediye erişimi imkansız hale getirerek reel sektörü cezalandırıyor" dedi.

Sonbahar dönemiyle birlikte gündeme gelmesi beklenen seçim ekonomisi atmosferinin, iflasları ve gelir kaybını hızlandıracağını öngören Yeldan, sanayi yerine inşaat ve rant odaklı büyüme modellerinin, nitelikli istihdam yaratma kapasitesini tükettiğini vurguladı. Uzmanlara göre, teknolojiye dayalı yatırımların yerini günü kurtaran politikalar aldıkça, ekonomideki kan kaybının durdurulması zor görünüyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *