Sosyal güvenlik sistemindeki hesaplama yöntemlerinin yıllar içindeki değişimi, prim yükü yüksek çalışanları bile emeklilikte hüsrana uğratıyor. Uzmanlar, düşen alım gücünün sorumlusunun EYT düzenlemesi olmadığını, 2008 yılından bu yana uygulanan hatalı katsayı politikaları olduğunu savunuyor.
Emekli maaşlarının erimesi ve alım gücünün düşmesi, uzun süredir kamuoyunun en önemli gündem maddelerinden biri. Birçok kesim bu durumun sorumlusu olarak EYT yasasını işaret etse de, SGK Uzmanı Özgür Erdursun, sorunun kökeninin çok daha eskiye dayanan sistemsel bir kurgu olduğunu savunuyor. Erdursun, e-Devlet üzerinden yapılan güncel hesaplamaların, yüksek prim ödeyen çalışanların bile emeklilikte beklediği karşılığı alamadığını gözler önüne serdiğini belirtiyor.
Hesaplama Sistemindeki Tehlikeli Düşüş
Mevcut sistemin en büyük sorunu, prim ödeme tutarı ne kadar yüksek olursa olsun, emeklilik aşamasında belirlenen rakamların "fakirlik" sınırına yakın seyretmesi. Erdursun'un paylaştığı verilere göre, asgari ücretin 2,5 katı kadar kazanan bir çalışanın emekli aylığı 20 bin TL seviyelerinde kalırken, asgari ücretin 6 katı kadar yüksek prim ödeyen birinin maaşı dahi 25 bin ile 30 bin TL arasına sıkışmış durumda. Bu durum, sisteme duyulan güveni zedeleyen yapısal bir çöküş olarak değerlendiriliyor.
EYT Sadece Bir Günah Keçisi mi?
Sıkça dile getirilen "Emekli sayısı arttığı için maaşlar düştü" tezini çürüten Erdursun, sorunun 1 Ekim 2008 tarihinde yürürlüğe giren yeni hesaplama yöntemi ile başladığını vurguluyor. Aylık bağlama oranlarının düşürülmesi, güncelleme katsayılarındaki değişim ve büyümeden emekliye pay verilmemesi, EYT'li olsun ya da olmasın herkesin maaşını aşağı çeken temel faktörler olarak öne çıkıyor. Uzmanlara göre, EYT düzenlemesi hiç yapılmamış olsaydı bile, 2008'de hayata geçen bu teknik altyapı nedeniyle bugün aynı düşük maaş seviyeleriyle karşı karşıya kalınacaktı.
Gelecek Kuşaklar da Risk Altında
Bu karamsar tablo sadece bugünün emeklilerini değil, çalışma hayatına 2008 sonrası dahil olan memurları ve özel sektör çalışanlarını da yakından ilgilendiriyor. Eğer sistemde köklü bir revizyona gidilmezse, kamu çalışanları da dahil olmak üzere gelecekte emekli olacak milyonlarca genç, prim gün sayılarını doldursalar bile ciddi bir gelir kaybı yaşama riskiyle karşı karşıya kalacak. Erdursun, sistemin sadece emekli olanları değil, henüz emekli olmamış çalışanları da şimdiden "düşük maaş" rotasına soktuğunu özellikle belirtiyor.