Avrupa Yayın Birliği'nin İsrail politikasına yönelik tepkiler dinmiyor; yarışmanın köklü temsilcilerinden Belçika, net adımlar atılmadığı sürece bir sonraki organizasyonda yer almayacağının sinyalini verdi.
Eurovision Şarkı Yarışması, geride bıraktığımız Viyana organizasyonunda yaşanan çalkantıların ardından yeni bir krizle karşı karşıya. Bulgaristan’ın zaferiyle sonuçlanan 2026 yılı, birçok ülkenin İsrail’in katılımını protesto ederek yarışmadan çekilmesiyle hatırlanacak. Şimdi ise gözler 2027’ye çevrilmiş durumda ancak Avrupa Yayın Birliği’ni (EBU) bekleyen yeni bir boykot dalgası ufukta görünüyor.
Belçika’dan Sert Uyarı: Kurallar Netleşmeli
Eurovision’un 1956 yılındaki yedi kurucu üyesinden biri olan Belçika’nın yayın kuruluşu VRT, gelecek yılki yarışmaya katılım konusunda oldukça mesafeli. VRT yetkilileri, EBU’nun yönetim anlayışını eleştirerek, yarışmanın mevcut yapısında ciddi bir reform yapılmadığı sürece sanatçı göndermeyi planlamadıklarını duyurdu.
VRT sözcüsü Yasmine Van der Borght, kurumun beklentilerini net bir dille ifade etti: "EBU'dan savaş, şiddet ve insan haklarına dair şeffaf bir duruş bekliyoruz. Katılım için somut bir çerçeve ve üye ülkeler arasında doğrudan bir diyalog talep ediyoruz. Şimdiye kadar bu endişelerimize yanıt alamadık." Van der Borght, yayın kuruluşunun nesnel bir katılım protokolü arayışında olduğunu vurgulayarak, belirsizlik sürdüğü müddetçe Belçika'nın 2027 sahnesinde olmayacağını belirtti.
Çifte Standart İddiaları ve Oylama Skandalları
Eurovision yönetimi, özellikle Rusya’nın Ukrayna işgali sonrası diskalifiye edilmesiyle oluşturulan "siyasi kriterlerin" İsrail konusunda uygulanmadığı yönünde ciddi suçlamalarla karşı karşıya. Birçok izleyici ve katılımcı ülke, EBU’yu ikiyüzlü davranmakla itham ediyor.
Tartışmalar, New York Times tarafından gündeme getirilen çarpıcı bir raporla daha da alevlendi. Söz konusu araştırmaya göre, İsrail hükümetinin halk oylamasını etkilemek için diasporaya yönelik organize bir kampanya yürüttüğü ve sosyal medya kanalları üzerinden "çoklu oy" kullanımı teşvikinde bulunduğu öne sürüldü. EBU bu yıl oylama limitlerini kısıtlayarak önlem almaya çalışsa da, yarışma öncesinde İsrail yayıncısına resmi uyarı göndermek zorunda kalması, güven krizini derinleştiren bir gelişme olarak kaydedildi.