İsrail’in ana hava ulaşım kapısı Ben Gurion, bölgedeki yoğun askeri hareketlilik nedeniyle sivil havacılık operasyonlarında tarihinin en ağır krizlerinden birini yaşıyor.
Orta Doğu’daki sıcak gelişmeler ve askeri öncelikler, ülkenin en işlek havalimanını zorunlu bir darboğaza soktu. İsrail Havalimanları Otoritesi tarafından yapılan açıklamaya göre, ABD ordusuna ait tanker uçaklarının bölgedeki operasyonel yoğunluğu, sivil havacılık faaliyetlerini neredeyse işleyemez hale getirdi. Havalimanının mevcut kapasitesinin yüzde 70 oranında kısıtlandığı ve uçuş trafiğinin üçte birlik bir seviyeye gerilediği vurgulanıyor.
Askeri Harekat Sivil Uçuşları Vurdu
Havalimanı yönetiminin paylaştığı güncel verilere göre, pistlerdeki askeri hareketlilik slot planlamalarından yer hizmetlerine kadar tüm operasyonel süreci kilitledi. Özellikle ABD menşeli askeri hava araçlarının yakıt ikmal trafiği, ticari havayolu şirketlerinin uçuş programlarında ciddi aksamalara yol açıyor. Teknik hizmet kapasitesinin daralmasıyla birlikte, yabancı havayolu firmalarının güvenlik gerekçesiyle rotalarını yeniden gözden geçirmesi, krizin boyutunu derinleştiriyor.
Milyonlarca Yolcu İçin Seyahat Belirsizliği
Yaklaşan yaz sezonu öncesinde ortaya çıkan bu tablo, yaklaşık 3 milyon yolcunun uçuş iptalleri ve ciddi gecikmelerle karşı karşıya kalabileceğini gösteriyor. Havalimanı idaresi, yılın başında 18 milyon olarak hedeflenen toplam yolcu kapasitesi beklentisini, mevcut şartlar nedeniyle 15 milyona çekmek zorunda kaldı. Bu durum, sadece seyahat planlarını değil, aynı zamanda bölge turizmini ve ticari otelcilik sektörünü de doğrudan tehdit ediyor.
Ekonomik Fatura Giderek Kabarıyor
Operasyonel kısıtlamaların finansal yansımaları da ağır oluyor. Havalimanı yönetimi, son iki aylık dönemde ticaret ve uçuş kayıpları nedeniyle 700 milyon şekel seviyesinde bir zarar bildirdi. Uzmanlar, askeri operasyonların sürdürülmesi durumunda bu rakamın milyarlarca dolar seviyesine çıkabileceği ve genel ekonomik büyüme üzerinde baskı oluşturacağı uyarısında bulunuyor. ABD ordusunun bölgedeki faaliyetlerine dair kesin bir takvimin bulunmaması, havacılık sektörü için belirsizliği körükleyen ana etken olarak görülüyor.