Ramazan ayı, Müslümanlar için sadece aç kalarak bedeni terbiye etmekten öte, ruhun derinliklerine yapılan bir yolculuktur.
Bu mübarek ayın gelişiyle birlikte sosyal yardımlaşma artarken, bireysel planda da bir iç hesaplaşma ve yenilenme süreci başlar.
Prof.Dr.Safi Arpaguş, Ramazan ayının toplumun her kesimine aşıladığı "sorumluluk ahlakı" ve "takva bilinci" üzerine önemli değerlendirmelerde bulundu.‘ramazan Bizi manevi olarak kuşatan, arındıran, bilinçlendiren mübarek bir aydır’Prof.
Dr. Safi Arpaguş, Ramazan'ın birey üzerindeki dönüştürücü gücüne dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: Ramazan yalnızca bireysel ibadetlerin arttığı bir manevi iklim değildir.
Bizi manevi olarak kuşatan, arındıran, bilinçlendiren mübarek bir aydır.
Ramazan, fert açısından nefsi terbiye, kalbi arındırma ve hayatı yeniden anlamlandırma fırsatıdır.Ümmet Bilinci ve Sosyal AdaletBu mübarek ayın sadece bireyi değil, tüm toplumu iyileştiren bir "manevi mevsim" olduğunu belirten Arpaguş, sözlerini şöyle sürdürdü:Toplumsal Yenilenme: Fert ve toplum olarak manevi bir tazelenme süreci.Ümmet Bilinci: Bencillikten uzaklaşarak, ortak bir sorumluluk duygusuyla kenetlenme.Ahlaki Güzellikler: Merhamet, adalet ve sorumluluk bilinciyle bezenme vakti.Takva Zirvesi: İlahi lütuflarla dolu bu ayda, ruhun en yüksek mertebelere ulaşması için güç toplama imkanı.FİNAL NOTURamazan ayının getirdiği bu yüksek bilinç, sadece sofralarımızı değil, aynı zamanda karakterimizi ve komşuluk ilişkilerimizi de zenginleştiriyor.
Paylaşmanın, affetmenin ve sabrın ayı olan Ramazan, tüm İslam dünyası için bir "arınma kapısı" olmaya devam ediyor.