Genç kadının kayboluşunun üzerinden geçen 6 yılın ardından ortaya çıkan yeni bulgular, olayın arkasında sistemli bir karartma mekanizmasının işlediğini gözler önüne seriyor.
Tunceli'de kaybolan Gülistan Doku'nun dosyası, her geçen gün yeni bir skandalla gündeme gelmeye devam ediyor. Son ulaşılan dijital veriler, genç kızın maruz kaldığı sürecin yalnızca bir kaybolma vakası değil, adım adım planlanmış bir kumpas zinciri olduğunu işaret ediyor. Adli Tıp uzmanlarının "her katil bir iz bırakır" sözünü doğrulayan yeni kanıtlar, delillerin nasıl yok edildiğini ve soruşturmanın nasıl farklı yönlere çekildiğini kanıtlıyor.
Takip yazılımıyla adım adım izlenmiş
Soruşturma kapsamında incelenen Zainal Abakarov'a ait cep telefonunda, Gülistan Doku'nun telefonuna yerleştirilen özel bir casus yazılımın izlerine rastlandı. Bu program sayesinde genç kızın, kaybolmadan önceki günlerde her anının takip edildiği ve konum bilgilerinin kontrol altında tutulduğu anlaşıldı. Abakarov'un Google Mail hesabının, Doku'nun cihazındaki tüm uygulamalarla entegre olduğu ve bu yöntemle tüm dijital yaşantısının izlendiği tespit edildi.
Delillerin karartılması için özel müdahale
Dosyadaki en dikkat çekici bulgulardan biri, adli emanette bulunması gereken dijital verilerin kasıtlı olarak silinmesi oldu. Tunceli'den giden bazı polis memurlarının, olay sonrasında el koydukları telefon üzerinde inceleme yaparken, önemli bilgileri başsavcılıkla paylaşmak yerine yok ettikleri öne sürülüyor. Ayrıca, Mayıs 2020 tarihlerinde özel programlar kullanılarak cihazdaki kayıtların temizlendiği ve Instagram hesap şifrelerinin değiştirilerek delillerin kalıcı olarak silindiği teknik raporlarla kesinleşti.
Baraj arama çalışmaları bir tiyatro muydu?
Gülistan Doku'nun baraj gölüne atladığı iddiası, dosyanın en tartışmalı noktalarından biri olarak öne çıkıyor. Dönemin Tunceli Emniyet Müdürü Yılmaz Delen'in resmi ifadesinde, eldeki verilerin intihar tezini doğrulamadığını belirtmesine rağmen, dönemin Valisi Tuncay Sonel'in baraj gölünü iki kez boşalttırarak geniş çaplı arama yaptırması dikkat çekti. Ailenin avukatı Ali Çimen, bu sürecin tamamen kurgu olduğunu ve "intihar" algısı yaratmak için bazı montaj görüntülerin kullanıldığını savunuyor. Özellikle Vali Sonel'in, otomobil içerisinden çekildiği iddia edilen ve Gülistan'a ait olduğu öne sürülen şüpheli görüntüler üzerinden arama stratejisini belirlemesi, "örtbas" iddialarını güçlendiren ana unsurlardan biri haline geldi.