Tunceli'de 2020 yılından beri sırrı çözülemeyen Gülistan Doku kayboluşundan önce attığı son mesajla dikkatleri üzerine çekti. Genç kızın çalıştığı işletmenin sahibine gönderdiği kısa veda notu, dosyanın seyrini değiştirecek yeni bir ipucu olarak değerlendiriliyor.
Tunceli'de üniversite eğitimi gören Gülistan Doku'nun 5 Ocak 2020 tarihinde ortadan kaybolması, Türkiye'nin en çok konuştuğu olaylardan biri haline gelmişti. Yıllardır süren belirsizlikte, genç kızın kaybolduğu gün attığı son mesaj dijital izleri takip eden soruşturma birimleri tarafından gün yüzüne çıkarıldı. Doku'nun çalıştığı kafenin sahibine ilettiği, "Ben artık gelmeyeceğim" şeklindeki kısa ifadesi, kaybolduğu gün yaşadığı psikolojik baskıyı ve durumu gözler önüne seren en kritik kanıtlardan biri olarak kayıtlara geçti.
Soruşturmada geniş kapsamlı tutuklamalar
Dosya kapsamında yürütülen çok yönlü incelemeler, olayın boyutunun ne kadar geniş olduğunu gösteriyor. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan; kasten öldürme, cinsel saldırı ve delilleri karartma gibi ağır suçlamaları kapsayan soruşturma kapsamında şu ana kadar 17 şüpheli hakkında gözaltı kararı uygulandı. Aralarında dönemin üst düzey yetkililerinin, eski valinin ve aile üyelerinin de bulunduğu çok sayıda isim hakkında tutuklama kararı verilirken, bazı isimler ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Kritik isimler yargı önünde
Yürütülen hukuki süreçte, olayla bağlantılı olduğu iddia edilen eski polis memurları, hastane görevlileri ve Doku'nun yakın çevresindeki şahıslar hedefte. Dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel ve oğlu Mustafa Türkay Sonel'in yanı sıra, dijital verilerin silinmesiyle suçlanan eski emniyet mensupları ve hastane kayıtlarında usulsüzlük yaptığı öne sürülen eski başhekim gibi kritik isimler tutuklu durumda. Firari şüpheli Umut Altaş için kırmızı bültenle arama çalışmaları sürerken, tanıkların verdiği ifadelerle olayın üzerindeki sis perdesi adım adım aralanmaya çalışılıyor.