Yıllar önce Söğütlü köylülerin büyük bir umutla kurduğu ve Türkiye’nin ilk halk girişimi olarak tarihe geçen Söğüt Seramik’in hikayesi, bugün Yıldızlar SSS Holding bünyesinde hak arayan işçilerin mücadelesiyle yeniden gündeme geldi. 1970’li yıllarda bir kaymakamın öncülüğünde başlayan bu devasa proje, sermaye gruplarının ve siyasi oyunların hedefi haline gelerek nasıl el değiştirdi?
Söğüt’te başlayan büyük serüven
1970 yılında Söğüt Kaymakamı olarak atanan Turan Tan, bölgenin sanayileşmesi için kolları sıvadığında, Sümerbank’ın bölgeye fabrika kurma sözünü tutmaması üzerine köylülerle bir araya geldi. Almanya’daki gurbetçi işçilerin birikimleri ve yerel halkın desteğiyle kurulan Söğüt Seramik, kısa sürede Türkiye’nin en dikkat çekici halk şirketine dönüştü. Tan’ın "İki Çetin Gerçek" adlı kitabında detaylandırdığı süreç, aslında Anadolu’nun kıt kanaat imkanlarıyla nasıl bir sanayi devi yaratılabileceğinin kanıtıydı.
Sermayenin iştahı kabardı
Şirketin başarısı, sadece köylüleri değil, büyük sermaye çevrelerini de harekete geçirdi. Fabrika sahasında tesadüfen bulunan petrol sızıntısı haberi, hisselerin değerini artırınca büyük bankaların ve İstanbul merkezli iş insanlarının dikkatini çekti. İş Bankası’nın yüzde 10 hisseyle ortak olmasıyla başlayan süreç, kısa sürede yönetimsel çatışmalara evrildi. Kaymakam Tan, "Komünist Kaymakam" yaftasıyla siyasi baskılara maruz bırakılırken, şirketin kontrolü yavaş yavaş dışarıdan gelen sermaye sahiplerinin eline geçmeye başladı.
Hileli genel kurullar ve şiddet sarmalı
Şirket yönetimini ele geçirmek isteyen Orhan Aker ve beraberindeki grup, 1.600 ortağın rüçhan haklarını yok sayarak sermaye artırımına gitti. Bu hukuksuz girişime karşı Söğüt halkı, fabrikayı kuşatarak direniş başlattı. Ancak halkın tüm çabasına rağmen, genel kurullarda dönen dolaplar ve dışarıdan atılan sahte oylarla yönetim el değiştirdi. Turan Tan, sürecin sonunda yaşananları "İşi itliğe döktüler" diyerek özetliyor; burnunun kırılmasıyla sonuçlanan saldırılar ve şaibeli seçim sonuçları, halkın kurduğu bir yapının nasıl bir "rant" kapısına dönüştürüldüğünü gözler önüne seriyor.
Bugün Kurtuluş Parkı’nda tazminatları için direnen işçilerin karşı karşıya olduğu Yıldızlar SSS Holding’in kökenleri, işte bu sancılı ve mücadele dolu geçmişe dayanıyor. Söğütlülerin alın teriyle kurulan o ilk halk fabrikası, bugün sadece bir holdingin değil, aynı zamanda yarım asırlık bir hak arayışının da simgesi haline gelmiş durumda.