Modern yaşamın getirdiği sedanter alışkanlıkların sağlık üzerindeki tahribatına dikkat çeken Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. M. Hakan Ertürk, tek seferlik yoğun egzersizlerin gün boyu süren hareketsizliği telafi etmediğini belirterek hayati uyarılarda bulundu.
Günümüzde pek çok insan, ofis ortamındaki yoğun çalışma temposu nedeniyle günün büyük bölümünü hareketsiz geçiriyor. Akşam saatlerinde yapılan bir saatlik yoğun egzersizin bu durağanlığı nötralize edeceğine dair yaygın bir yanılgı olduğunu belirten Dr. M. Hakan Ertürk, bu durumun biyolojik etkilerinin sanıldığından daha sınırlı olduğunu vurguladı. Ertürk, hareketsiz kalmanın artık tıp dünyasında "yeni sigara" olarak adlandırıldığını hatırlatarak, uzun vadeli sağlık için düzenli hareketliliğin şart olduğunu ifade etti.
Egzersizi Bir Yaşam Reçetesi Olarak Görün
Spor hekimliği perspektifinden konuyu değerlendiren Dr. Ertürk, egzersizi sadece estetik bir kaygı ya da kilo kontrolü yöntemi olarak görmenin yanlış olduğunu savunuyor. Bilimsel verilerin, egzersizin Tip 2 diyabetten kanser türlerine, kalp hastalıklarından ruhsal bozukluklara kadar geniş bir yelpazede tedavi edici ve koruyucu gücü olduğunu kanıtladığını belirten uzman isim, hareketin her yaşta vücudu yeniden yapılandırabildiğine işaret ediyor.
Hatalı Spor Pratikleri Sakatlık Riskini Artırıyor
Hafta içi hiç hareket etmeyip, hafta sonu yoğun spor programlarına yüklenen bireylerin ciddi sağlık riskleriyle karşı karşıya kaldığını dile getiren Ertürk, şu noktalara dikkat çekti:
Isınma ve soğuma evreleri atlandığında kas verimliliği düşer ve ciddi yaralanmaların önü açılır.
"Hafta sonu savaşçısı" olarak nitelendirilen grupta, ani yüklenmelere bağlı tendon kopmaları ve kardiyak ataklar daha sık gözlemlenmektedir.
Egzersiz, kulaktan dolma bilgilerle değil, kişinin sağlık geçmişi ve fiziksel kapasitesine göre bir uzman tarafından reçetelendirilmelidir.
Yaşam Kalitesini Belirleyen 150 Dakika Kuralı
Dünya Sağlık Örgütü tarafından önerilen haftalık 150 dakikalık orta yoğunluklu fiziksel aktivitenin, hastalıkları önlemede bir taban puan niteliğinde olduğunu belirten Dr. Ertürk, ideallerin 300 dakikaya yaklaşmak olduğunu ifade ediyor. Fiziksel aktivite, egzersiz ve spor kavramlarının birbirinden ayrılması gerektiğini belirten uzman, "En basit hareketten profesyonel spora kadar uzanan bu hiyerarşide, düzenli ve planlı egzersiz yaşam süresini uzatan en etkili ilaçtır" değerlendirmesinde bulundu.
Ağrıyı Görmezden Gelmeyin
"Acı yoksa kazanç yok" mottosunun modern tıpta artık yerini "ağrını tanı" yaklaşımına bıraktığını belirten Dr. M. Hakan Ertürk, egzersiz sırasında hissedilen rahatsızlık ile gerçek ağrının birbirinden ayrılması gerektiğini vurguladı. Uzman desteğiyle, doğru teknikle ve dengeli bir programla yapılan egzersizlerin, hem yaşam süresini hem de yaşam kalitesini doğrudan artırdığı bilimsel bir gerçeklik olarak karşımızda duruyor.