Bulaşıcı hastalıklarla mücadelede strateji değişikliğine giden ABD'li ilaç devi Eli Lilly, biyoteknoloji alanındaki üç farklı girişimi bünyesine katarak araştırma kapasitesini devasa boyuta taşıyor.
Küresel ilaç sektörünün dev isimlerinden Eli Lilly, aşı teknolojileri ve enfeksiyon hastalıkları üzerine uzmanlaşmış üç şirketi satın alma kararıyla piyasaları hareketlendirdi. Toplam 3,8 milyar dolarlık devasa bir bütçeyle gerçekleştirilen bu hamle, şirketin hastalıkları tedavi etmek yerine kaynağında yok etme hedefli yeni vizyonunun bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Yeni Nesil Teknolojilere Dev Bütçe
Yapılan resmi açıklamaya göre Eli Lilly, üç farklı biyoteknoloji şirketini bünyesine katmak için kesenin ağzını açtı. Şirketlerin uzmanlık alanlarına göre dağılım şu şekilde:
Curevo: Özellikle yetişkinlerde zona hastalığını önlemek amacıyla geliştirilen amezosvatein adlı aşı adayı üzerinde yoğunlaşan şirket için hissedarlara 1,5 milyar dolara kadar ödeme yapılması planlanıyor.
LimmaTech Biologics: Antibiyotik direnci gösteren bakterilere karşı yeni aşı çözümleri üreten bu firma için belirlenen satın alma bedeli 780 milyon dolara kadar çıkabiliyor.
Vaccine Company: Nanopartikül tabanlı modern aşı teknolojileri üzerinde Ar-Ge faaliyetleri yürüten şirket ise 1,55 milyar dolara varan bir değerleme ile Eli Lilly bünyesine dahil oluyor.
Tedaviden Korunmaya Stratejik Dönüşüm
Satın alma sürecini değerlendiren Eli Lilly Araştırma Laboratuvarları Başkanı Daniel Skovronsky, şirketin artık odağını tedavi odaklı yaklaşımlardan koruyucu sağlık hizmetlerine kaydırdığını vurguladı. Skovronsky, enfeksiyonların sadece akut belirtilerle sınırlı kalmadığını; kanser, kısırlık ve nörolojik rahatsızlıklar gibi kronik süreçleri de tetiklediğini belirtti.
Antimikrobiyal direncin modern tıp için en büyük tehditlerden biri olduğuna dikkat çeken Skovronsky, aşıların artık enfeksiyonları yönetmede yegane seçenek haline geldiğini ifade etti. Bu satın almaların, Lilly’nin küresel altyapısı ve Ar-Ge birikimiyle birleşerek sektörel dengeleri değiştireceğini belirten Skovronsky, proaktif bir sağlık stratejisi izlediklerini sözlerine ekledi.