Haber Yazar Genel Irak'ın derinliklerinde gizemli hareketlilik: Bağdat "egemenlik" için sahaya indi

Irak'ın derinliklerinde gizemli hareketlilik: Bağdat "egemenlik" için sahaya indi

Bir çobanın ihbarıyla başlayıp uluslararası basında "gizli İsrail üssü" iddialarına dönüşen süreç, Irak ordusunu ve Haşdi Şabi güçlerini, varlığı tartışmalı olan "yabancı unsurları" bulmak üzere geniş çaplı bir askeri operasyona itti.

Okunma Süresi: 2 dk

Irak'ın Kerbela ve Necef çöllerinde adı konulamayan bir güvenlik krizi yaşanıyor. Bir çobanın ihbarıyla başlayıp uluslararası basında "gizli İsrail üssü" iddialarına dönüşen süreç, Irak ordusunu ve Haşdi Şabi güçlerini, varlığı tartışmalı olan "yabancı unsurları" bulmak üzere geniş çaplı bir askeri operasyona itti.

Irak hükümeti, topraklarında yabancı bir askeri varlığın bulunmadığını ısrarla vurgulasa da, güvenlik sahasındaki gelişmeler oldukça çelişkili bir tablo ortaya koyuyor. Özellikle 5 Mart 2026 tarihinde Nuhayb'ın doğusunda gerçekleşen çatışma, resmi makamların "yetkisiz ve kimliği belirsiz" olarak tanımladığı bir yapının bölgedeki varlığını doğruluyor. Hava desteği aldığı belirtilen bu bilinmeyen grubun, çatışma sonrası bölgeden çekilmesi ise soru işaretlerini derinleştiriyor.

Operasyonun arka planındaki siyasi baskı

Bağdat yönetimi, "Farsat es-Siyade" (Egemenliği Dayatma) adını verdiği operasyonla hem sahada kontrolü sağlamayı hem de kamuoyundaki "yetersizlik" algısını kırmayı hedefliyor. Irak Genelkurmay Başkanı Orgeneral Abdül Emir Yarallah’ın bizzat denetlediği bu askeri hareketlilik, sadece bir arazi taraması değil, aynı zamanda hükümetin yaşadığı siyasi hasar kontrolü olarak değerlendiriliyor.

Wall Street Journal kaynaklı iddialar, İsrail’in İran-Irak hattındaki gerilim öncesinde çölde lojistik bir üs kurduğunu ve bunun ABD’nin bilgisi dahilinde gerçekleştiğini öne sürüyor. Bağdat ise bu iddiaları "dezenformasyon" olarak nitelendirerek hukuki tehditlerde bulunsa da, çöldeki "radar kör noktaları" ve koordinasyon eksiklikleri, güvenlik otoritesinin tam olarak tesis edilemediği eleştirilerini güçlendiriyor.

Kontrol edilemeyen çöl hattı

Irak'ın batı ve güneybatı çöl bölgeleri, uzun yıllardır devam eden güvenlik zafiyetlerinin merkez üssü konumunda. DEAŞ sonrası dönemde dahi tam anlamıyla denetim altına alınamayan Anbar-Kerbela-Necef üçgeni, kaçakçılık faaliyetleri ve milis hareketliliği ile dikkat çekiyor. Güvenlik uzmanları, bu denli geniş ve ıssız bir coğrafyada "tam kontrol" sağlamanın lojistik açıdan oldukça zor olduğuna dikkat çekiyor.

Devletin resmi söylemi ile saha gerçekleri arasındaki bu makas, Irak’ı hem askeri hem de siyasi anlamda zor bir tercihe zorluyor. Bağdat, bir yandan "ülkemizde kimse yok" diyerek egemenliğini savunmaya çalışırken, diğer yandan kendi ordusunun kimliği belirsiz unsurlarla çatıştığını kabul ederek derin bir paradoksu yönetmek durumunda kalıyor. Bu durum, Irak’ın bölgesel güçler arasındaki çatışma sahasında egemenliğini koruma çabasının sadece bir yansıması olarak görülüyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *