Hızla çoğalan kemirgen popülasyonu, kıta ülkesinde hem ekonomik krize hem de sosyal kaosa yol açıyor; uzmanlar ise durumu bilimsel sınırların çok ötesinde bir felaket olarak tanımlıyor.
Avustralya’nın batı bölgeleri, son dönemde eşi benzeri görülmemiş bir kemirgen istilasıyla mücadele ediyor. Özellikle tahıl ambarı olarak bilinen kırsal kesimlerde yoğunlaşan fare popülasyonu, bölgedeki sosyal yaşamı ve tarımsal üretimi ciddi bir tehdit altına soktu. Yerel halk, evlerinin her köşesini istila eden bu canlılar nedeniyle yaşadıkları alanları terk etmek zorunda kalıyor.
Korku dolu anlar kasaba meydanlarına taştı
Morawa kasabası, istiladan en çok etkilenen yerleşim birimleri arasında öne çıkıyor. Belediye Başkanı Karen Chappel, sokaklarda araç kullanmanın adeta bir kabusa dönüştüğünü ifade ederek, tekerleklerin altında ezilen farelerin çıkardığı sesin bölgedeki gerginliği gözler önüne serdiğini belirtti. Öte yandan, bu devasa fare popülasyonuyla beslenen yılanların boyutlarının aşırı derecede büyümesi, bölgedeki ekolojik dengenin de bozulduğuna dair endişeleri artırıyor. Ev içlerinde mobilyalara zarar veren, gıda stoklarını tüketen ve temel belgeleri kullanılmaz hale getiren kemirgenler, vatandaşların hem psikolojik hem de maddi dengesini bozmuş durumda.
Bilim dünyası verilerle uyardı
CSIRO bünyesinde saha araştırmaları yürüten Steve Henry, mevcut durumu analiz ederken korkutucu istatistiklere dikkat çekti. Normal şartlarda bir hektar alanda 800 farenin felaket işareti sayıldığı sistemde, Batı Avustralya’daki bazı bölgelerde hektar başına 4 bin yuva tespit edildiği açıklandı. Uzmanlara göre, uzun süren kuraklık döneminin ardından gelen yoğun yağışların yarattığı besin bolluğu ve farelerin çok erken yaşta üreme yeteneğine sahip olmaları, bu nüfus patlamasının temel nedenlerini oluşturuyor.
Mücadele stratejisi yeniden belirleniyor
Tarım sektöründe faaliyet gösteren üreticiler, mevcut ilaçlama ve yemleme yöntemlerinin bu büyük kriz karşısında yetersiz kaldığını vurguluyor. Çiftçiler, daha etkin bir mücadele için resmi yem dozajı limitlerinin artırılmasını talep ederken, hükümet kanadı ise bu durumun üreticiler üzerindeki ek maliyet yükünü dengelemek adına çözüm yolları arıyor. Federal yetkililer, tarımsal kayıpların önüne geçmek ve halkın yaşam standartlarını iyileştirmek için yeni bir eylem planı üzerinde çalışmaya devam ediyor.