Sosyal medyada yayılan ve kadınları çalışma hayatından soyutlamayı hedefleyen videolar, Eşitlik İçin Kadın Platformu tarafından sert bir dille eleştirildi. Platform, laiklik ve eşitlik ilkelerine vurgu yaparak, anayasal güvence altındaki hakların tartışılamayacağını belirtti.
Dijital platformlarda paylaşılan ve bazı kamu görevlilerinin de isminin geçtiği "kızlar evde kalsın" temalı videolar, kadın hakları savunucularını ayağa kaldırdı. Eşitlik İçin Kadın Platformu, yayınladığı kapsamlı açıklamayla kadınların toplumsal hayattan izole edilmek istenmesine karşı çıktı. Açıklamada, bu tür söylemlerin ifade özgürlüğü sınırlarında değerlendirilemeyeceği, aksine toplumsal cinsiyet eşitliğini yok etmeyi amaçlayan birer saldırı niteliğinde olduğu vurgulandı.
Sistematik baskılara karşı net duruş
Kadınların iş gücüne katılımının önündeki engellerin, bakım yükümlülükleri ve ekonomik zorluklarla zaten katmerlendiğini belirten platform temsilcileri, bu tarz videoların var olan eşitsizliği daha da derinleştirdiğini savundu. Özellikle eğitim ve çalışma hakkının, kadının şiddete karşı en büyük kalkanı olduğunun altı çizildi.
Platform, İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararının yarattığı olumsuz atmosferin ardından; 6284 sayılı kanun, nafaka düzenlemeleri ve zorunlu eğitim süresi gibi konularda açılan tartışmaların tehlikeli bir sürecin habercisi olduğunu hatırlattı. Kazanılmış hakların hiçbir şekilde pazarlık konusu yapılamayacağı ifade edildi.
Laiklik ve eşitlik vurgusu
Anayasal düzenin temel taşı olan laiklik ilkesinin kadınların kamusal alandaki varlığının en büyük güvencesi olduğunu belirten oluşum, siyasi aktörlere ve kamu yönetimine görevlerini hatırlattı. "Kadınlar her yerde olmaya devam edecek" mesajının verildiği açıklamada, çalışma hayatının ve sosyal yaşamın, ideolojik baskılarla kısıtlanamayacağı net bir dille ifade edildi.
Açıklama, kadınların hem evde hem de sokakta eşit bireyler olarak yaşam haklarının dokunulmaz olduğu vurgusuyla son buldu.