Haber Yazar Genel Kafelerde "laptop mesaisi" krizi: Bir fincan kahveyle tüm günü geçirenler ile esnaf karşı karşıya geldi

Kafelerde "laptop mesaisi" krizi: Bir fincan kahveyle tüm günü geçirenler ile esnaf karşı karşıya geldi

İstanbul’un merkezi noktalarında esnaf, masaların doluluk oranını korumak adına Wi-Fi kısıtlamasından prizleri devre dışı bırakmaya kadar bir dizi radikal önlemi uygulamaya koydu.

Kafelerde "laptop mesaisi" krizi: Bir fincan kahveyle tüm günü geçirenler ile esnaf karşı karşıya geldi
Okunma Süresi: 2 dk

Uzaktan çalışmanın yaygınlaşmasıyla birlikte popüler kafeleri ofise dönüştüren beyaz yakalılar, artan işletme maliyetleri nedeniyle mekan sahipleriyle ciddi bir çatışma yaşıyor. İstanbul’un merkezi noktalarında esnaf, masaların doluluk oranını korumak adına Wi-Fi kısıtlamasından prizleri devre dışı bırakmaya kadar bir dizi radikal önlemi uygulamaya koydu.

Sürdürülebilirlik Kaygısı Masaya Vurdu

Pandemi sürecinde hayatımıza yerleşen hibrit çalışma modeli, özellikle İstanbul’un Beşiktaş, Kadıköy ve Şişli gibi yoğun bölgelerinde işletme sahiplerini zor durumda bıraktı. Bir masayı saatlerce tek bir siparişle işgal eden kullanıcılar, mekanların toplam ciro kapasitesini düşürdüğü gerekçesiyle hedef tahtasına oturdu. İşletmeciler, yükselen kira ve enerji faturalarını karşılayabilmek için "sirkülasyon" odaklı bir düzenin zorunlu olduğunu belirtiyor. Sektör temsilcileri, bir masanın günde çok sayıda misafir ağırlaması gerektiğini, ancak mevcut "laptoplu müşteri" profilinin bu döngüyü tamamen kırdığını ifade ediyor.

İçerik Üreticilerine "Bedavacı" Tepkisi

Kafelerin dertli olduğu tek grup sadece çalışanlar değil. Mekanların dekoratif köşelerini kullanarak hiçbir harcama yapmadan sosyal medya içerikleri üreten "influencer" adayları da işletmecilerin sabrını zorluyor. Profesyonel ekipmanlarla mekanın estetik dokusunu kullanarak içerik üreten ancak tek bir bardak dahi içecek almayan bu kitlenin, esnaf nezdinde sosyal medya ekonomisinin "yük getiren bir tarafı" olarak görüldüğü belirtiliyor.

Evden Çalışmanın Gizli Fatura Yükü

Diğer tarafta ise ev ile ofis arasında sıkışan çalışanlar bulunuyor. Bir yazılım firmasında uzaktan görev yapan Burak Tan, kafeye gitmenin bir keyif değil, ekonomik bir zorunluluk olduğunu savunuyor. Evde çalıştığında ısınma ve elektrik giderlerinin katlandığını dile getiren Tan, dört duvar arasında çalışmanın yarattığı psikolojik yorgunluğu ise "sosyalleşme ihtiyacı" ile açıklıyor. Çalışanlar, mekan sahiplerinin kendilerini dışlamak yerine, dizüstü bilgisayarlara ayrılmış özel çalışma alanları oluşturarak ortak bir çözüm üretmeleri gerektiğini savunuyor.

İşletmelerden Uygulanan Yeni Yaptırımlar

Yaşanan bu gerilim, mekanların müşterilerine karşı aldığı önlemleri de çeşitlendirdi. Birçok popüler işletme, yoğun saatlerde laptop kullanımına tamamen yasak getirirken, bazıları ise internet erişimini fiş üzerindeki kısa süreli şifrelerle sınırlıyor. Prizlerin plastik kapaklarla kapatılması veya ücretli şarj istasyonlarının kurulması gibi yöntemler, kafelerin "ofis" olarak görülmesini engellemek için başvurulan diğer dikkat çekici uygulamalar arasında yer alıyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız